Türkiye’de nüfusun yaş yapısının değişimi, 2013-2075

Türkiye İstatistik Kurumu, 2012 yılından itibaren özel günlerde (8 Mart Dünya Kadınlar Günü, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, 5 Haziran Dünya Çevre Günü, 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü gibi) günün önemine atfen özel yayın ya da haber bülteni yayımlama konusunda bir çalışma başlatmıştır. Bu kapsamda, TÜİK belli nüfus gruplarına özel tematik yayınlar çıkarma konusunda da çalışmalar yapmaktadır. Geçen yıl özel günlerde kadın nüfus ve gençlerle ilgili yayınlar çıkarılmıştır. Bu yıl da bu seriyi “Yaşlılara Saygı Haftası” çerçevesinde yaşlı nüfusa özel bir yayınla zenginleştirmeyi hedeflemiştir. Haber bülteninde, yaşlı nüfusun mevcut ve gelecekteki demografik yapısı ile eğitim, medeni durum, gelir, aile yaşamı, yaşlı bakımı, çalışma durumu, yaşam memnuniyeti gibi sosyo-ekonomik özelliklerine yer verilirken, eş zamanlı olarak çıkarılan “İstatistiklerle Yaşlılar, 2012” kitabında yaşlı nüfusa yönelik ayrıntılı tablolar kullanıcılara sunulmaktadır.

65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı 2012 yılında %7,5’dir



2012 yılında 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus oranı %7,5’tir. Nüfus projeksiyonlarına göre bu oranın 2023 yılında %10,2, 2050 yılında %20,8, 2075 yılında ise %27,7’ye yükseleceği tahmin edilmektedir.

2012 yılında 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus oranının en yüksek olduğu bölge Ege Bölgesidir (%16,5). Yaşlı nüfusun daha yoğun olarak yaşadığı diğer bölgeler, sırasıyla İstanbul (%14), Akdeniz (%11,7) ve Doğu Marmara (%9,9) bölgeleridir. Yaşlı nüfus oranı en düşük olan bölge, Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi’dir (%2,6).

Türkiye’nin yaşlı nüfus oranının 2023 yılında %10,2’ye yükselerek yaşlı nüfus yapısına sahip ülkeler arasında yer alacağı tahmin edilmektedir

Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının %10’u geçmesi nüfusun yaşlanmasının bir göstergesidir. Ülkemizde yaşlı nüfus, diğer yaş gruplarındaki nüfuslara göre daha yüksek bir hız ile artış göstermektedir. Küresel yaşlanma süreci olarak adlandırılan “demografik dönüşüm” sürecinde olan Türkiye, oransal olarak yaşlı nüfus yapısına sahip ülkelere göre genç bir nüfus yapısına sahip görünse de, mutlak yaşlı sayısı oldukça fazladır. Bu dönüşümde nüfusun yaş grupları yapılanması şekil değiştirmekte, ölümlülük ve doğurganlıkta azalma ile birlikte doğumdan sonra beklenen yaşam süresinde artış olmakta ve çocuk ve gençlerin nüfus içindeki oranı azalırken yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı artış göstermektedir.

 

Yaşlı nüfusun eğitim durumunda cinsiyetler arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır

2011 yılında 65 ve daha yukarı yaştaki erkek nüfusta okuma ve yazma bilmeyenlerin oranı %12,9 iken kadın nüfusa bu oran %42’dir. İlkokul mezunu olan erkeklerin oranı %51,4 iken kadınların oranı %30’dur. Yüksekokul veya fakülte mezunu olan erkek nüfus oranı %6,2, kadın nüfus oranı ise %1,6’dır.

65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun eğitim durumu, 15-64 yaş grubundaki kişilere göre de önemli ölçüde farklılık göstermektedir. 15-64 yaştaki erkek nüfusta ilkokul mezunu oranı %22,6 iken 65 ve daha yukarı yaştaki erkek nüfus içinde bu oran %51,4’tür. 15-64 yaş grubundaki kadın nüfusta ilkokul mezunu oranı %32,3 iken 65 ve daha yukarı yaştaki kadın nüfus içinde bu oran %30’dur.

Yaşlı kadın nüfusun yaklaşık olarak yarısının eşi ölmüştür

2012 yılında 65 ve daha yukarı yaştaki kadın nüfusun %52,4’ünün eşi ölmüş iken erkek nüfusun %13,7’sinin eşi ölmüştür. Yaşlı kadın nüfusun %42,2’si evli iken erkeklerin ise %82,7’si evlidir.

Yaşlı nüfusun en önemli gelir kaynağı, emekli ve dul-yetim aylıklarıdır

2011 yılında emekli ve dul-yetim aylıklarından yararlanan erkeklerin oranı %67,4, kadınların oranı ise %28,5’tir. Diğer sosyal transferlerden yararlanan yaşlı kadınların oranı %58,6 iken erkeklerin oranı %1,7’dir.

Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirinin %60‘ına göre hesaplanan yoksulluk oranı Türkiye geneli için %22,6 iken, bu oran yaşlı nüfus için %17’dir. 65 ve daha yukarı yaştaki erkeklerde yoksulluk oranı %15,9, kadınlarda ise %17,9‘dur.

15 ve daha yukarı yaştaki nüfusta borç ve taksidi olmayanların oranı %38,2 iken bu oran 65 ve daha yukarıdaki nüfusta %61,4’tür.

Yaşlılar kendilerini mutlu hissetmektedir

2012 yılında 18 ve daha yukarı yaştaki nüfusun %61’i mutlu iken 65 ve daha yukarı yaştaki erkeklerin %64,2’si, kadınların ise %57,3’ü kendilerini mutlu hissetmektedir.

Yaşlılık döneminde bireylerin mutluluk kaynağı %62 ile aileleridir

2012 yılında 65 ve daha yukarı yaştaki kadın ve erkek nüfusun en önemli mutluluk kaynağı, aileleridir. İkinci sırada gelen mutluluk kaynağı kadınlar için %22,9 ile çocukları, erkekler için ise %11,7 ile eşleridir.

Yaşlı bireyleri kız çocukları, erkek çocuklarına göre daha sık ziyaret etmektedir

Anne babalarını haftada birden fazla ziyaret eden kız çocuklarının oranı %37,2 iken erkek çocuklar için bu oran %33,4’tür.

65-74 yaş grubundaki erkeklerin sağlık durumu aynı yaş grubundaki kadınlara göre çok daha iyi durumdadır

2010 yılında 65-74 yaş grubundaki erkeklerde sağlık durumu “çok iyi/iyi” düzeyinde olanların oranı %43,1 iken kadınlarda bu oran %17,8’dir.

 

 

Kaynak : TÜİK  –  20 Mart 2013