Skip to content

Neye, Kime Denir? Kimdir? Adresi Neresi?

Search Results

Keyword: Parmak

Cüzzam Hastalığı Nedir? Nasıl Bulaşır? Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Halk arasında Cüzzam adıyla da bilinen Lepra veya Hansen hastalığı, Mycobacterium leprae tarafından oluşturulan, başta deri ve sinir sistemi olmak üzere, tüm organ ve sistemleri etkileyebilen, bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. Tarih boyunca bu hastalığı taşıyan kişiler toplum dışına itilmiştir. Günümüzde ise dünyanın geri kalmış ülkelerinde, açlık, yoksulluk, yaşam ve temizlik koşullarının kötülüğü, sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamama, iyi beslenememe, aşırı üreme, iç savaşlar ve sürekli göçler gibi nedenlerle cüzzam (Lepra) hastalığı tamamen yok olmuş değildir. continue reading…

Pankreas, karın en arka bölümünde yerleşmiş, yaklaşık 15 cm uzunluğunda, mide, onikiparmak bağırsağı (duodenum) ve kalın bağırsakla (kolon) ön yüzü tümüyle kapatılmış bir organdır. Birçok önemli görevi olmakla birlikte, alınan gıdaların sindiriminde ve kan şekerinin dengede tutulmasında önemli rol oynamaktadır. Pankreas kanserleri organın her bölgesinden gelişmekle birlikte en sık baş bölgesinden gelişmektedir. Yine en sık salgı yapan hücrelerden köken alırlar ve adenokanser olarak adlandırılırlar. continue reading…

Prostat kanseri ABD’de erkeklerde ikinci sıklıkta görülmektedir. Her yıl kanser tanısı konulan üç erkekten biri prostat kanseridir. Ülkemizde daha az sıklıkla görülmektedir. Prostat, erkek üreme sisteminin bir bölümüdür. Rektumun (kalın barsağın son kısmı) önünde ve mesanenin altında yerleşmiştir. İdrar akımını sağlayan üretra (idrar yolu) tarafından çevrilmiştir. Sağlıklı prostat bezi bir ceviz büyüklüğündedir. Prostat ,seminal sıvının bir kısmını üretir. Ejekülasyon esnasında seminal sıvı spermlerin dışarı atılmasını sağlar. Erkek hormonları (androjenler) prostatın büyümesini sağlar. Testisler testosteron dahil olmak üzere erkek hormonlarının esas üretim yeridir. Böbrek üstü bezi (adrenal bez) az miktarda testosteron üretir. Prostat aşırı büyüdüğü zaman üretraya baskı yaparak idrarın mesaneden penise akımını yavaşlatır ya da durdurur. continue reading…

Safra kesesi kastan yapılmış armut biçimimde bir torbadır ve karaciğerin altında bulunur. Karaciğerin yaptığı safra küçük kanalcıklarda toplanır ve ana safra kanalına dökülür. Safra kanalı aşağıya onikiparmak bağırsağına varmadan yan tarafa bir kol verir ve bu kol safra kesesine gider. Böylece az ve devamlı olarak karaciğer tarafından yapılan safra bu kese veya torba içinde birikir. Safra kesesinin görevi karaciğerin çıkardığı safrayı geçici olarak depolamaktır. Onsuz da yaşam normal sürdürülebilinir.

Yediğimiz yemekler mideden onikiparmak bağırsağına geçerken sinirler safra kesesinin sıkışmasını sağlar. Safra kesesi sıkışınca içinde birikmiş safra onikiparmak bağırsağından geçen yiyeceklerin üzerine akar. Safra kesesi kanseri tüm sindirim sistemi kanserleri arasında beşinci sırayı almaktadır. Safra kesesi kanseri en sık 55 yaşın üzerinde görülürken 70 yaşlarında tepe yapmaktadır. Hastaların %75’i kadındır. continue reading…

Adana

Necdet Ünüvar
Fatma Güldemet Sarı
Sadullah Kısacık
Talip Küçükcan
Mehmet Şükrü Erdinç
Esra Yalvaç
Mehmet Can
Mustafa Çalışkan
Asuman Tekin
Kasım Pamuk
Mehmet Faruk Bozkurt
Ramazan Demir
Mehmet Ay
Hasan Berzan Toprak continue reading…

Boyun fıtığı, tendinit, karpel tünel ve miyofasiyel ağrı sendromu.

Bu hastalıklar günlük yaşamdaki basit hareketlerin bile yapılmasını önleyebilecek kadar ciddi boyutlara ulaşabiliyor. Ortak noktaları ise bilgisayarla çalışan kişilerde en sık görülen sağlık sorunu olmaları. Aslında bu hastalıklardan sadece 12 basit önlem alarak korunmak mümkün olabiliyor.

Bilgisayarların kullanımı ile işlerin yapılabilme hızının artması, iş yoğunluğunun artışını da beraberinde getiriyor. Çalışanların ekran karşısında daha çok zaman geçirmeleri ve buna bağlı fiziksel kondisyonlarının düşük olması, bilgisayarları aşırı ve hatalı kullanmaları sağlık sorunlarının artmasına neden oluyor. continue reading…

Şişkinlik, bulantı, karnın üstünde ağrı gibi belirtilerle kendini gösteren hazımsızlıktan hemen herkes hayatının bir döneminde yakınıyor. Ancak hazımsızlık sadece tüketilen besinlerle ilişkili olmayabiliyor. Uzmanlar, hazımsızlık yaşayan özellikle 40 yaşın üstündeki kişilerin doktora başvurmasını tavsiye ediyor.

Konuya ilişkin bilgi veren Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Ersin, “Pek çok sorun olabilir. Bu reflüden tutun, mide ülserinden, oniki parmak bağırsağı ülserinden pek çok sorunla karşı karşıya kalabiliriz, ama biz hepsinden önce mide kanserinden korkuyoruz. Çünkü diğerlerinde bir şekilde teşhis gecikse bile tam bir tedavi mümkün iken mide kanserinde gecikme tedavinin sonuçlarını önemli ölçüde etkilemekte” dedi. continue reading…