Arama Sonucu – "böylece"

Safra Kesesi Kanseri

Safra kesesi kastan yapılmış armut biçimimde bir torbadır ve karaciğerin altında bulunur. Karaciğerin yaptığı safra küçük kanalcıklarda toplanır ve ana safra kanalına dökülür. Safra kanalı aşağıya onikiparmak bağırsağına varmadan yan tarafa bir kol verir ve bu kol safra kesesine gider. Böylece az ve devamlı olarak karaciğer tarafından yapılan safra bu kese veya torba içinde birikir. Safra kesesinin görevi karaciğerin çıkardığı safrayı geçici olarak depolamaktır. Onsuz da yaşam normal sürdürülebilinir.

Yediğimiz yemekler mideden onikiparmak bağırsağına geçerken sinirler safra kesesinin sıkışmasını sağlar. Safra kesesi sıkışınca içinde birikmiş safra onikiparmak bağırsağından geçen yiyeceklerin üzerine akar. Safra kesesi kanseri tüm sindirim sistemi kanserleri arasında beşinci sırayı almaktadır. Safra kesesi kanseri en sık 55 yaşın üzerinde görülürken 70 yaşlarında tepe yapmaktadır. Hastaların %75’i kadındır. (daha&helliip;)

Serviks Kanseri (Rahim Ağzı Kanseri)

Serviks kanseri önlenebilir bir hastalıktır. Smear/Pap-smear testiyle tarama sayesinde erken tanı ve etkin bir tedavi mümkündür.

Dünya Çapında Bir Sorun Dünyanın her tarafında kadınlar serviks kanserinden rahatsızdır. Dünya ölçeğinde 45 yaş altı kadınlarda en sık görülen 2. kanser türü, meme ve akciğer kanserinden sonra kanserden ölümlerin önde gelen 3. nedenidir. Dünya çapında 2 dakikada bir, bir kadın serviks kanserinden ölmektedir. Tarama programları, serviks kanserinin azalmasında önemli bir etkiye sahip olmasına rağmen hala kadınlar serviks kanseri nedeniyle ölmektedir. Serviks kanseri Türkiye’de en sık görülen 8. kanser türüdür.

Serviksin Rolü Serviks(rahim ağzı), rahimin vajene açılan dar boynudur. Serviks, aynı zamanda enfeksiyonların rahme ulaşmasını engellemeye yardımcı, önemli bir bariyer görevi de görmektedir. Gebelik sırasında serviks, bebeği rahim (uterus) içinde tutmaya yardımcı olmak için sıkıca kapalı durumda kalır. Bebek doğmaya hazır olduğunda serviks yaklaşık 10 cm açılarak bebeğin geçmesine izin verir.

Serviks Kanseri Nedir? Serviks hücreleri anormalleşip kontrolsüz bir şekilde büyümeye başladığında serviks kanseri oluşmaktadır. (daha&helliip;)

ASBEST Nedir?

Asbest ve Kanserasbest

1. Asbest Nedir?
Asbest, tabiatta doğal olarak bulunan ve lifsi (iğsi) yapıda olan bir mineral grubuna verilen ortak isimdir. Asbest grubunda yer alan minerallerin temel ortak özelliği lifsi yapıda olmalarıdır.
Lifsi minerallerin boy : en oranı 3’ten fazladır. Yani boyları enlerinden en az 3 misli veya daha fazla uzundur. Asbest mineralleri bu lifsi yapısal özellikleri nedeniyle “fibröz mineraller” olarak da anılırlar. Mineraller bu yapı sayesinde ısı, sürtünme ve baskıya yani strese dayanıklıdırlar, lifsi yapıları onlara mükemmel bir yalıtım yeteneği verir. Bu özellikleri sayesinde asbest endüstride, yaklaşık 3.000 iş kolunda yaygın kullanım alanı bulmuştur. Asbest, yeryüzünün toprak örtüsünde doğal olarak bulunur. Yerkabuğunu oluşturan kayaların yapısında da değişen oranlarda asbest mineralleri vardır. Özellikle volkanik aktivitenin yüksek olduğu alanlarda, asbest, yer yer yoğun birikimler halinde yeryüzü örtüsünde bulunur (daha&helliip;)

Evliya Çelebi Kimdir?

evliya-celebi

Evliya Çelebi [1611-1685?]

Türk ve dünya tarihinin en büyük gezgini ve en büyük seyahat kitabının yazarı olan Evliya Çelebi 25 Mart 1611 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Ataları Kütahyalı olan yazarın babası Saray-ı Âmire’nin kuyumcubaşısı Derviş Mehmed Zıllî Efendi’dir. Annesi Abaza’dır ve yakın dostluğunu kazanacağı Sadrazam Melek Ahmed Paşa’nın akrabasıdır. Dedelerinin, Türklerin büyük velisi Hoca Ahmed Yesevi’ye ulaştığım eserinde yazar.

Evliya Çelebi, babasının Sarayda nüfuzlu kişilerden ve zamanın tanınmış şahsiyetlerinden olması dolayısıyla önemli hocalarından eğitim almıştır. Şeyhülislam Hamid Efendi Medresesi’nde 7 yıl okumuş, Müderris Ahfeş Efendi’den ders almış, musıkî eğitimini Derviş Ömer Efendi’den alarak iyi bir musiki bilgisine sahip olmuştur. Sa’dîzade Dârülkurrası’nda okuyarak hafız olmuştur. Sultan IV. Murad’ın emriyle alındığı Saray’da 2 yıl kalmış ve burada da eğitimine devam ederek hat ve musiki dersleri almıştır. (daha&helliip;)

Vecihi Hürkuş Kimdir?

vecihi-hurkus“VECİHİ HÜRKUŞ”
(1896 – 16.07.1969)

“Vecihi Hürkuş, 18 Ocak 1896 Cumartesi günü (06 Kanunusani 1311) İstanbul’da (Dersaadet) doğdu. Babası İstanbullu bir aileden Gümrük Müfettişi Ali Feham Bey, annesi Vidin’de doğmuş, üç yaşında İstanbul’a gelmiş Zeliha Niyir Hanım’dır. Üç yaşında iken babası ölmüş. Çok genç yaşta dul kalan annesi ile geniş bir ailenin içinde amcalar, halalar, enişteler, yengeler, ağabeyler ve ablalar ile birlikte büyümüştür. (daha&helliip;)

Recep Tayyip ERDOĞAN Kimdir?

Türkiye Cumhuriyeti 61. Hükümeti Başbakanı Recep Tayyip ERDOĞAN,  Aslen Rizeli olan Recep Tayyip Erdoğan 26 Şubat 1954’te İstanbul’da doğdu. 1965 yılında Kasımpaşa Piyale İlkokulu’ndan, 1973 yılında ise İstanbul İmam Hatip Lisesi’nden mezun oldu. Fark dersleri sınavını vererek Eyüp Lisesi’nden de diploma aldı. Üniversiteyi Marmara Üniversitesi İktisadî ve Ticarî Bilimler Fakültesi’nde okuyan Erdoğan, bu okuldan 1981 yılında mezun oldu.

Gençlik yıllarından itibaren sosyal hayat ve siyasetle içice bir yaşamı tercih eden Erdoğan, disiplinli ekip çalışmasının ve takım ruhunun önemini kendisine çok genç yaşlarda öğreten futbolla 1969-1982 yılları arasında amatör olarak ilgilendi. Aynı zamanda bu yıllar, genç bir idealist olarak memleket meseleleri ve toplumsal sorunlarla ilgilenen Recep Tayyip Erdoğan’ın aktif politikaya adım attığı döneme rastlamaktadır.

Lise ve üniversite yıllarında Milli Türk Talebe Birliği öğrenci kollarında aktif görev alan Recep Tayyip Erdoğan, 1976 yılında MSP Beyoğlu Gençlik Kolu Başkanlığı’na ve aynı yıl MSP İstanbul Gençlik Kolları Başkanlığı’na seçildi. 1980 yılına kadar bu görevlerini sürdüren Erdoğan, siyasi partilerin kapatıldığı 12 Eylül döneminde, özel sektörde bir süre müşavirlik ve üst düzey yöneticilik yaptı.

1983 yılında kurulan Refah Partisi ile fiilî siyasete geri dönen Recep Tayyip Erdoğan, 1984 yılında Refah Partisi Beyoğlu İlçe Başkanı, 1985 yılında ise Refah Partisi İstanbul İl Başkanı ve Refah Partisi MKYK üyesi oldu. İstanbul İl Başkanlığı görevi sırasında diğer siyasi partiler için de model olan yeni bir örgütsel yapı geliştiren Erdoğan, bu dönemde özellikle kadınların ve gençlerin siyasete katılımını artırmaya yönelik çalışmalar yaptı; siyasetin tabana yayılarak geniş halk kitleleri tarafından benimsenip itibar görmesi yolunda önemli adımlar attı. Bu yapılanma, mensubu bulunduğu Refah Partisi’ne 1989 Beyoğlu yerel seçimlerinde büyük bir başarı kazandırırken, yurt genelinde de parti çalışmaları için örnek teşkil etti.

27 Mart 1994 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan, siyasî yeteneği, ekip çalışmasına verdiği önem, insan kaynakları ve malî konulardaki başarılı yönetimiyle dünyanın en önemli metropollerinden biri olan İstanbul’un kronikleşmiş sorunlarına doğru teşhis ve çözümler üretti. Su sorunu, yüzlerce kilometrelik yeni boru hatlarının döşenmesiyle; çöp sorunu ise dönemin en modern geri-dönüşüm tesislerinin kurulmasıyla çözümlendi. Hava kirliliği sorunu Erdoğan döneminde geliştirilen doğalgaza geçiş projeleriyle son bulurken, kentin trafik ve ulaşım açmazına karşı 50’den fazla köprü, geçit ve çevre yolu inşa edildi; sonraki dönemlere ışık tutacak birçok proje geliştirildi. Belediye kaynaklarının doğru kullanımı ve yolsuzluğun önlenmesi amacıyla olağanüstü önlemler alan Erdoğan, 2 milyar dolar borçla devraldığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin borçlarını büyük ölçüde ödedi ve bu arada 4 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdi. Böylece, Türkiye’nin belediyecilik tarihinde yeni bir çığır açan Erdoğan, bir yandan diğer belediyelere örnek olurken, bir yandan da halk nezdinde büyük bir güven kazandı.

Recep Tayyip Erdoğan, 12 Aralık 1997’de Siirt’te halka hitaben yaptığı konuşma sırasında, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmenlere tavsiye edilen ve bir devlet kuruluşu tarafından yayınlanan bir kitaptaki şiiri okuduğu için hapis cezasına mahkum edildi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine son verildi.

Recep Tayyip Erdoğan, 4 ay kaldığı cezaevinden çıktıktan sonra kamuoyunun ısrarlı talebi ve gelişen demokratik sürecin bir sonucu olarak 14 Ağustos 2001’de arkadaşlarıyla birlikte Adalet ve Kalkınma Partisi’ni (AK Parti) kurdu ve Kurucular Kurulu tarafından AK Parti’nin Kurucu Genel Başkanı seçildi. Milletin teveccüh ve güveni AK Parti’yi daha kuruluşunun ilk yılında Türkiye’nin en geniş halk desteğine sahip siyasî hareketi haline getirdi ve 2002 yılı genel seçimlerinde üçte iki parlamento çoğunluğuyla tek başına iktidara taşıdı.

Hakkındaki mahkeme kararı nedeniyle 3 Kasım 2002 seçimlerinde milletvekili adayı olamayan Erdoğan, yapılan yasal düzenlemeyle milletvekili adaylığının önündeki yasal engelin kalkması üzerine, 9 Mart 2003’te Siirt ili milletvekili yenileme seçimine katıldı. Bu seçimde oyların yüzde 85’ini alan Erdoğan, 22. Dönem Siirt Milletvekili olarak parlamentoya girdi. (daha&helliip;)

Prof.Dr. Necmettin ERBAKAN Kimdir?

29 Ekim 1926 yılında Sinop’ta doğdu. Babası Adana’nın Kozan ve Saimbeyli bölgesinde yaşamış olan Kozanoğullarından Mehmet Sabri Erbakan. Ağır ceza reisi olan babasının birçok yerde görev yapmış olması dolayısıyla çocukluğu muhtelif Şehirlerde geçen ERBAKAN’ın annesi de Sinop’un tanınmış ailelerinden birinin kızı olan Kamer Hanım’dır.

Necmettin ERBAKAN ilkokul’a Kayseri Cumhuriyet İlkokulu’nda başladı, babasının Trabzon’a tayin olması dolayısıyla ilkokul öğrenimini burada okul birincisi olarak tamamladı. 1937 yılında ilk tahsilini tamamladıktan sonra aynı yıl İstanbul Erkek Lisesi’nde orta tahsiline başladı. İstanbul Erkek Lisesi’ni 1943 yılında birincilikle bitirdi. 1948 yılı yaz döneminde İTÜ Makine Fakültesinden mezun olan ERBAKAN aynı yılın 1 Temmuz’unda Makine Fakültesi Motorlar Kürsü’nde asistan olarak göreve başladı. 1948-1951 yılları arasındaki bu 3 yıllık asistanlık döneminde o zaman doktora tezine tekabül eden yeterlilik tezini hazırladı. Sınıflarda ders vermek doçent ve profesörlerin yetkisinde olmasına rağmen kendisi asistan olduğu halde ders vermesine izin verilmiştir. (daha&helliip;)

Süleyman DEMİREL Kimdir?

1 Kasım 1924′ te Isparta’nın Atabey ilçesine bağlı İslamköy’de doğdu. İlköğrenimini doğduğu köyde, ortaokul ve liseyi Isparta ve Afyon’da bitirdi. Şubat 1949’da İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı yıl Elektrik İşleri Etüd İdaresi’ nde göreve başladı. Önce 1949-1950, daha sonra 1954-1955 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri’nde barajlar, sulama ve elektrifikasyon konularında ihtisas yaptı.

1954 yılında Barajlar Dairesi Başkanı, 1955 yılında da Devlet Su İşleri Genel Müdürü oldu. 1962-1964 yılları arasında serbest müşavir-mühendis olarak çalıştı. Aynı yıllarda Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde su mühendisliği konusunda dersler verdi.

Siyasî yaşamına, 1962 yılında, Adalet Partisi Genel İdare Kurulu üyeliği ile başladı. 28 Kasım 1964 tarihinde bu partiye genel başkan seçilmesinin ardından, kurulmasını sağladığı ve Şubat-Ekim 1965 tarihleri arasında görev yapan koalisyon hükûmetinde Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı.

10 Ekim 1965’de yapılan genel seçimlerde başında bulunduğu AP, yüzde 53 oy alarak tek başına iktidar oldu. Bu seçimlerde Isparta Milletvekili olarak Parlamento’ya girdi ve Türkiye’nin 12. Başbakanı olarak hükûmeti kurdu. Bu hükûmet 4 yıl sürdü. 10 Ekim 1969 tarihindeki genel seçimlerde de Adalet Partisi yine tek başına iktidar oldu. Böylece, 31. T.C. Hükûmeti’ni kurdu. Daha sonra, parti içi bir kriz dolayısı ile, 32. T.C. Hükûmeti’ni kurmak durumunda kaldı. 12 Mart 1971 muhtırası üzerine, başbakanlık görevini bıraktı. 1971 ile 1980 arasında, 1975, 1977 ve 1979’da 3 defa daha hükûmet kurdu. (daha&helliip;)

Turgut Özal Kimdir?

1927 yılında Malatya’da doğdu. 1950 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Elektrik Mühendisi olarak mezun oldu. 1952 yılında A.B.D’ne giderek ekonomi tahsili gördü. Türkiye’ye döndükten sonra Elektrik Yşleri Etüd İdaresi Genel Müdür Yardımcısı oldu ve Türkiye’nin elektrifikasyonu ile ilgili projelerde çalıştı.

1961-62 yılları arasında askerlik hizmetini Milli Savunma Bakanlığı Bilimsel Danışma Kurulu üyesi olarak ifa etti ve Devlet Planlama Teşkilatı’nın kurulmasına katkıda bulundu. Bu sırada, Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde ders de verdi.

Bir süre Başbakanlık Teknik Uzmanlar Kurulu Üyesi olarak çalıştı ve 1967-71 yılları arasında da Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı görevini yürüttü. Ekonomik Koordinasyon Kurulu, Para ve Kredi Kurulu, RCD Koordinasyon Kurulu ve AET Koordinasyon Kurulu başkanlıklarında bulundu.

1971-1973 tarihleri arasında Dünya Bankası’nda danışman olarak çalıştı. Türkiye’ye döndükten sonra çeşitli sınai kuruluşlarda çalıştı ve 1979 yılı sonlarına doğru Başbakanlık Müsteşarı olarak atandı. Aynı dönemde Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı görevini de vekaleten yürüttü.

12 Eylül 1980 müdahalesinden sonra kurulan hükûmete ekonomik işlerden sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak atandı. 1982 yılında bu görevinden istifa etti. 1983 yılında Anavatan Partisi’ni kurdu ve aynı yıl yapılan genel seçimlerde partisinin başarılı olması üzerine hükûmeti kurmakla görevlendirildi ve böylece Türkiye’nin 19. Başbakanı oldu. 1987 yılında yapılan seçimler sonrasında tekrar hükûmet kurdu ve başbakan olarak görev yaptı.

31 Ekim 1989’da TBMM tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin 8. Cumhurbaşkanı olarak seçildi ve 9 Kasım 1989 tarihinde bu görevine başladı.

17 Nisan 1993 tarihinde geçirdiği bir rahatsızlık sebebiyle görevi sırasında vefat etti.

 

 

Kaynak :  http://www.mfa.gov.tr/

Bilgisayar Kullanıcılarını Tehdit eden Hastalıklar

Boyun fıtığı, tendinit, karpel tünel ve miyofasiyel ağrı sendromu.

Bu hastalıklar günlük yaşamdaki basit hareketlerin bile yapılmasını önleyebilecek kadar ciddi boyutlara ulaşabiliyor. Ortak noktaları ise bilgisayarla çalışan kişilerde en sık görülen sağlık sorunu olmaları. Aslında bu hastalıklardan sadece 12 basit önlem alarak korunmak mümkün olabiliyor.

Bilgisayarların kullanımı ile işlerin yapılabilme hızının artması, iş yoğunluğunun artışını da beraberinde getiriyor. Çalışanların ekran karşısında daha çok zaman geçirmeleri ve buna bağlı fiziksel kondisyonlarının düşük olması, bilgisayarları aşırı ve hatalı kullanmaları sağlık sorunlarının artmasına neden oluyor. (daha&helliip;)

Mekatronik Mühendisliği Bölümü ve Mesleği Hakkında Bilgiler (MF-4)

Disiplinler arası yaklaşımla gelişen bilimler, gelecekteki yerlerini giderek sağlamlaştırıyorlar. Bu bilimlerden mekanik ve elektroniğin birleşimi ile ortaya çıkan mekatronik, tasarım yaklaşımlarına yeni bir boyut kazandırdı.

Mekatronik mikro elektroniğin Makina Mühendisliğine uygulanması veya mekanik ve elektroniği bilgi teknolojisi ile işlevsel olarak birleştirip özümsenmesini sağlayan bir yaklaşımdır denilebilir, ‘Mekatronik ilk kez 1970’li yıllarda Japonya’da Yaskawa elektrik şirketinde görev yapan bir mühendisin elektrik motorlarının bilgisayarla denetimini sağlanması amacıyla kullanılmıştır. Ancak batıdaki tanımı, Japonya kadar çabuk olmamış, zamanla teknolojideki gelişmeler elektrik-elektronik malzemelerinin daha çok kullanımı ve denetlenmesini gündeme getirmiş, bunun sonucunda da bir gereksinim olarak ortaya çıkmıştır. . (daha&helliip;)

Jeofizik Mühendisliği Bölümü ve Mesleği Hakkında Bilgiler (MF-4)

Programın Amacı
Jeofizik mühendisliği programının amacı, yeraltı suyu ve jeotermal enerji araştırmaları ile baraj, demiryolu, karayolu ve havaalanlarının zemin etütleri ve deprem ile ilgili konularda eğitim ve araştırma etkinliklerini yürütür.

Programda Okutulan Belli Başlı Dersler
Eğitim programında, matematik, fizik, kimya, dinamik, statik, jeodezi ve topografya gibi temel derslerin yanı sıra jeoloji ve jeofiziğe ait meslek dersleri bulunmaktadır. Jeolojiye ait meslek dersleri, genel jeoloji, stratigrafi, petrografi, tektonik, maden jeolojisi, petrol jeolojisi, mühendislik jeolojisi ve hidrojeolojiden oluşur. Jeofiziğe ait meslek dersleri ise sismoloji, sismik prospeksiyon, magnetizma, gravimetri jeofizik prospeksiyon (gravite-magnetik), elektrik alan teorisi, jeofizik prospeksiyon (elektrik-elektromagnetik), yer fiziği ve mühendislik jeofiziğinden oluşur. Meslek derslerinin yarısı teorik, yarısı uygulamalıdır. Ayrıca öğretim üyelerinin denetiminde kampta ve ilgili kurumlarda staj yapılır. (daha&helliip;)

Gıda Mühendisliği Bölümü ve Mesleği Hakkında Bilgiler (MF-4)

Programın Amacı
Gıda mühendisliği bölümü, gıda hammaddelerinin değerlendirilmesi ve gıda kaynaklarının nitelik ve nicelik olarak korunması, artıklarından yeni besin oluşturulması, hammaddelerden çok yönlü yararlanılması ve böylece sağlıklı gıda çeşitlerinin artırılması konusunda araştırma ve eğitim yapar.
Gıda mühendisliği bölümünün dalları ve ilgilendikleri konular aşağıda özetlenmiştir.
Gıda Bilimi: Gıdaların kimyası, biyokimya, enzim bilimi, gıda mikrobiyolojisi, kalite kontrolü vb. konularla ilgilidir.
Gıda Teknolojisi: Gıda mühendisliği temel işlemleri, tüm bitkisel ve hayvansal gıdaların işlenmesi ve biyoteknoloji konuları ile ilgilidir.

Programda Okutulan Belli Başlı Dersler
Gıda mühendisliği bölümlerinin eğitim süresi 4 yıldır. Eğitimin ilk yıllarında matematik, fizik, kimya ağırlıklı dersler ile birlikte ekonomi ve temel mühendislik dersleri okutulmakta, eğitim ilerledikçe gıda mühendisliği alanına özgü derslerde yoğunlaşılmaktadır. Öğrenciye ayrıca gıda sanayini tanıması, uygulama bilgileri edinmesi ve beceri kazanması amacıyla endüstride staj yaptırılmaktadır.

Gereken Nitelikler
Gıda mühendisliği bölümüne girmek isteyen bir kimsenin normalin üstünde bir genel akademik yeteneğe sahip; matematik, biyoloji, fizik ve özellikle kimya ve ekonomi ile ilgili olması gerekir. Ayrıca, gıda mühendisliği temelde disiplinler arası bir yapı gösterdiğinden bu bölümü tercih eden kişilerin okumayı seven, araştırmaya yönelik çalışmalar yapabilecek, sürekli çalışmayı göze alabilecek ve yenilikleri izleyebilecek bir yapıda olmaları ve olumlu insan ilişkileri kurabilmeleri beklenir.

Mezunların Kazandıkları Unvan ve Yaptıkları İşler
Gıda mühendisliği bölümünü bitirenlere, “Gıda Mühendisi” unvanı verilmektedir. Gıda mühendisliği esas itibariyle bir üretici mühendislik dalıdır. Gıda üretiminde ve işletmede çalışanlar, bizzat üretimi denetler ve karşılaşılan sorunların giderilmesi ile uğraşırlar; kalite kontrol dalında ise işletmeler bünyesindeki ünitelerde ara aşamalarda işlenmiş madde kontrollerini yaparlar, tüketime sunulmuş gıdaların denetimi ile ilgilenirler.

Çalışma Alanları
Gıda mühendisliği bölümü mezunları, Tarım, Orman ve Köy İşleri, Sağlık, Maliye ve Gümrük; Sanayi ve Ticaret Bakanlıklarında, belediyelerde ve özel sektörde proje mühendisi, işletme mühendisi, yatırım uzmanı, danışman veya kalite kontrol uzmanı olarak görev alabilirler.
Gıda mühendisliği yeni gelişmekte olan bir alan olduğu için bu bölüm mezunlarına ihtiyaç duyulmaktadır.

TÜRKİYE MOTORLU KARA TAŞITLARI İSTATİSTİKLERİ OCAK 2011

2011 Ocak ayında 157 531 adet taşıt trafiğe kaydolmuştur

2011 Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan toplam 157 531 taşıt içinde otomobil % 58,4 pay ve 91 977 adet ile ilk sırada yer almakta, otomobili % 27,7 pay ve 43 707 adet ile kamyonet, % 5,4 pay ve 8 453 adet ile motosiklet, % 3,6 pay ve 5 716 adet ile kamyon takip etmektedir. Ocak ayında trafiğe kaydolan araçların % 4,9 pay ve 7 678 adedini ise minibüs, otobüs, özel amaçlı taşıtlar ve traktör oluşturmaktadır.

Trafiğe kaydı yapılan motorlu taşıt sayısı Ocak ayında bir önceki aya göre % 71,7 artmıştır (daha&helliip;)

Metabolizmayı Hızlandırmanın 20 Yolu

Kış boyunca aldığınız kilolar şimdilerde sizi rahatsız etmeye mi başladı?

Aslında kilo vermenin sırrı düzenli ve dengeli beslenme. En önemlisi de iyi çalışan bir metabolizma… Eğer metabolizmayı çalıştırmayı başarırsanız ideal kilonuza kavuşursunuz. Diyetisyen Gonca Güzel metabolizmayı hızlandırmanın yollarını anlattı.

1) Vücut kompozisyonu: Sağlıklı metabolizma için yağ kaybetmeli, kas arttırmalısınız. Yağsız doku ne kadar artarsa hastalıklara yakalanma oranı da o kadar düşer.
(daha&helliip;)

Fotoğraf Terimleri ve Sözlüğü

A tipi renkli filim (Type A Color Film) : 3400ºK renk ışısına sahip yapay aydınlatmaya dengelenmiş filmlerin genel adı.
Aberasyon (Aberration) : Bkz. Görüntü Bozulması.
Agrandizman (Enlargement) : Bkz. Büyütme işlemi.
Agrandizör (Enlarger) : Negatiflerin kendi orjinal boyutlarından daha büyük boyutlar da basılabilmesini sağlayan optik araç.
Ajitasyon (Agitation) : Kimyasal işlemler sırasında, duyarlı yüzeye sürekli olarak bozulmamış banyonun temas etmesini sağlayan
yöntem; Bu yöntem özellikle film ve kağıtların gelişterme banyosunda bulundukları sırada ve saptama banyosunun (tesbit banyosu ya da
fix) ilk birkaç dakikasında çok önemlidir. Üretici firmaların bu konudaki uyarılarına aynen uyulmalıdır.
Akromatik (Achromatic) : “Kromatik” görüntü bozulmasına karşı gerekli düzeltme yapılmış olan objektif; Bkz. Kromatik görüntü
bozulması.
Aktinik (Actinic) : Işığın herhangi bir madde üzerinde kimyasal ya da fiziksel değişim yaratabilme gücü; Film üzerine düşen ışık
duyarkatı oluşturan gümüş tuzlarının yapı değişikliğine uğramalarını, siyah metalik gümüşe dönüşerek görüntüyü oluşturma ayarını
sağlamaktadır.
Aktinometre (Actinometer) : Eski devirlerde kullanılmakta olan bir tür ışıkölçere verilen ad. (daha&helliip;)

Müzik Terimleri ve Sözlüğü

A CAPELLA (îtal.): Çalgı eşliği olmayan koro.
ACCELERANDO (İtal.): Hızlanarak.
ADAGlO (Ital.): Yavaş tempo.
AGİLE (Ital.): Çabuk, çevik.
AGİTATO (îtal.): Hızlı, sarsıntılı, heyecanlı.
AKOR (Fran. Accord / İng. Chord): aynı anda tınlamak üzere “dikey” olarak yazılmış ikiden fazla ses. Aynı terim, çalgıların, ses yüksekliklerinin birbiriyle uyuşması amacıyla (La=440) titreşimini tutacak şekilde düzenlenmesi için kullanılır.
AKUSTİK (Fran. Acoustique/ İng. Acous-tlc): Sesle, sesin doğumu özellikleri, ulaşımı ve alımı ile uğraşan fizik bilimi kolu.
ALLEGRETTO (îtal.): “Allegro’dan daha yavaş tempo.
ALTO (îtal.): Kadın ve çocuk seslerinin en pes olanı. Terim aynı alandaki erkek sesleri içinde kullanıldığı gibi, fransızcada “viyola” karşılığı olarak ta kullanılır. Alto anahtarı portenin üçüncü çizgisine konan “do” anahtarıdır.
AMABİLE (îtal.): Sevimli, okşayıcı.
ANİMATO (İtal.): Canlı.
APASSIONATA (İtal.): Tutkulu bir duyguyla. (daha&helliip;)

2011 Seçimlerinde Hangi Parti Ne Kadar Yardım Alacak?

Genel seçimlerde barajı aşarak Hazine yardımı almaya hak kazanan AK Parti, CHP ve MHP, seçim nedeniyle ek kaynak alacak.

İktidar partisi ve muhalefet partileri, 2011 yılı Genel Bütçe Gelirleri esas alınarak, 1-10 Ocak arasında 109 milyon 100 bin lira Hazine yardımı almıştı. Bu dönemde AK Parti’nin aldığı yardım 62 milyon 181 bin, CHP’nin aldığı yardım 27 milyon 869 bin, MHP’nin aldığı yardım ise 19 milyon 49 bin lirayı bulmuştu.

Böylece bu 3 partiye aktarılan kaynak toplamı 109 milyon 100 bin 370 lira olarak belirlenmişti. (daha&helliip;)

TÜRKİYE MOTORLU KARA TAŞITLARI İSTATİSTİKLERİ KASIM 2010

2010 Kasım ayında 88 994 adet taşıt trafiğe kaydolmuştur

2010 Kasım ayında trafiğe kaydı yapılan toplam 88 994 taşıt içinde otomobil % 55,9 pay ve 49 709 adet ile ilk sırada yer almakta, otomobili % 24,2 pay ve 21 589 adet ile kamyonet, % 9,7 pay ve 8 618 adet ile motosiklet, % 4,6 pay ve 4 112 adet ile traktör takip etmektedir. Kasım ayında trafiğe kaydolan araçların % 5,6 pay ve 4 966 adedini ise minibüs, otobüs, kamyon ve özel amaçlı taşıtlar oluşturmaktadır.

Trafiğe kaydı yapılan motorlu taşıt sayısı Kasım ayında bir önceki aya göre % 0,4 artmıştır

Bir önceki aya göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı % 0,4 artmıştır. Bu artış otomobilde % 8,4, kamyonette % 1,9, özel amaçlı taşıtlarda % 58,6 olarak gerçekleşmiştir. Minibüste % 4,5, otobüste % 21, kamyonda % 10,1, motosiklette % 24,8, traktörde % 10,4 azalış olmuştur.

Trafiğe kaydı yapılan motorlu taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre % 148,7 artmıştır

2010 yılı Kasım ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı % 148,7 artmıştır. Bu artış otomobilde % 170, minibüste % 149,5, otobüste % 110,2, kamyonette % 158,6, kamyonda % 155,7, motosiklette % 62,9, özel amaçlı taşıtlarda % 39,4, traktörde % 148,9 olarak gerçekleşmiştir. (daha&helliip;)

Hafızayı Öldüren 5 Şey

Foxnews’te yer alan habere göre, psikolojik bir süreç olarak, bilginin depolanması ve geri çağırılması eksik olabiliyor ve böylece belirli yıkıcı güçler karşısında hafıza savunmasız oluyor. Bu güçler hem iç hem de dıştan gelebiliyor ve kısa süreli veya uzun süreli hafızanın herhangi bir alanını etkileyebiliyor.

Hayatımız için büyük öneme sahip olan hafızamızı korumak için bizim de yapmanız gerekenler var. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [K Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

ka’b : 1 .aşık kemiği. 2.tavla zarı. 3.küp.
ka’r : 1 .derinlik. 2.çukur. 3.dip.
kabâ : cübbe.
kabahat : suç, kusur.
kabâih : suçlular, kabahatliler.
kabâil : kâbileler.
kabîh : çirkin, hoş olmayan.
kâbil : 1.mümkün. 2.yetenekli.
kabîl : gibi, benzeri.
kâbil olmak mümkün olmak, elvermek.
kabîle : boy, kâbile.
kâbile : ebe.
kâbil-i kıyas kıyaslanabilir, karşılaştırılabilir.
kâbiliyet : yetenek.
kâbiliyyât : yetenekler. (daha&helliip;)

Türkiyedeki Camiler

Doç. Dr. Ahmet Onay, çıktığı yurt gezisinde eşi ve kızları camilerde namaz kılamayınca sorunun tezini hazırladı. Türkiye’nin cami profilini rakamlarla ortaya koyan Onay, camilerin yüzde 90’ında kadınlar için abdest alma yeri bulunmadığını, camilerin şehir hayatına uygun planlanmadığını söyledi.

Rakamlarla camiler

Kişi başına düşen cami sayısı: 2002 yılında bir araştırmaya göre Türkiye’de ortalama 882 kişiye bir cami veya mescit düşüyor.

Kadrolu cami sayısı: 2008 yılı verilerine göre Türkiye’de 67.624 kadrolu, 12.008’i kadrosuz cami bulunuyor. (daha&helliip;)

12 Eylül Referandum maddeleri – neyi oylayacağız?

Anayasa değişiklik paketi yoğun bir mesainin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçti. Ancak paket CHP tarafından Anayasa Mahkemesi’ne de taşındı. Kısmi iptaller dışında Yüksek Mahkeme referanduma giden yolu açtı.

Şimdi dikkatler 12 Eylül’de yapılacak olan referandumda…

Paketin yürürlüğe girmesi için son sözü millet söyleyecek. Peki halk referandumda neyi oylayacak?

Anayasa değişikliğinde ilk 4 madde sosyal haklarla ilgili.

Kadınlara Anayasal Güvence
İlk değişiklik Anayasa’nın 10’uncu maddesinde yapılıyor ve kadınlara pozitif ayrımcılık getiriliyor.

Kadın ve erkek eşitliğini düzenleyen yürürlükteki madde; “Kadın ve erkekler eşit haklara sahiptir” diyor.

Yeni düzenlemedeyse eşitliğin üstüne yeni haklar da getiriliyor. Yapılan değişiklik şöyle:

“Kadın ve erkekler eşit haklara sahiptir. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. Çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi özel surette korunması gerekenler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”

Böylece toplumda dışlanmaya ve ezilmeye müsait olan kesimlerin koruma altına alınmasının yolu açılıyor.

KA-DER Genel Başkanı Çiğdem Aydın, “Anayasa’nın 10.maddesine eklenmek istenen pozitif ayrımcılık bizi son derece mutlu etti. Çünkü bu, kadın hareketinin çok uzun zamandır talebiydi zaten. Türkiye’de nihayet gerçekleştiği için çok mutluyuz.” diye konuştu. (daha&helliip;)

Hangi leke nasıl çıkar?

Yünlü, pamuklu, ipek kumaşlar için elinizin altındaki sihirli leke çıkartıcıyı biliyor musunuz? Kuru fasulyenin haşlama suyu, içine tuz katılmadığı taktirde mükemmel bir temizleyicidir. Bunu sakın unutmayın. Alçı Lekesi Ilık sirkeye batırılmış bir bezle silin. Alkol Lekesi Cilalı ahşap üzerinde: Lekeli yerleri bir mantar tıpasıyla silin veya terebentinle ıslatın, sonra parlatın. Masif ahşap üzerinde: Eter veya benzinle temizleyebilirsiniz. Leke çok inatçıysa, çakmak benzinini deneyiniz. Altın Temizliği Bir litre suya 15 gr. sabun rendesi ve 100 gr. amonyak ilave edin. (daha&helliip;)

Mustafa Kemal Atatürk Kimdir? Hayatı (1881-1938)

Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik’te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi’ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım’dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın’dan Makedonya’ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. Milis subaylığı, evkaf katipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım’la evlendi. Atatürk’ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına değin yaşadı. (daha&helliip;)

Mimar Sinan Kimdir? (1489 – 1588)

Türk, mimar. Dünyanın en büyük yapı sanatçılarından biridir. Kayseri’nin Ağırnas köyünde doğdu, 17 Temmuz 1588’de İstanbul’da öldü. Doğum tarihi kesin değildir. Ailesine ve yaşamına ilişkin kimi zaman yetersiz ve çelişkili bilgiler, çağdaşı Sâi Mustafa Çelebi’nin onun ağzından yazdıklarına, mimarbaşı olduğu dönemden kalan yazışmalara, kendi vakfiyesine ve yazarı bilinmeyen belge ve kitaplara dayanmaktadır. Kaynaklara göre Sinan, I. Selim (Yavuz) padişah olduktan sonra başlatılan ve Rumeli’de olduğu gibi Anadolu’dan da asker devşirmeyi öngören yeni bir uygulama uyarınca 1512’de devşirilerek İstanbul’a getirildi. Orduya asker yetiştiren Acemi Oğlanlar Ocağı’na verildi, 1514’te Çaldıran Savaşı’nda 1516-1520 arasında da Mısır seferlerinde bulundu. İstanbul’a dönünce Yeniçeri Ocağı’na alındı.

I. Süleyman (Kanuni) döneminde 1521’de Belgrad, 1522’de Rodos seferlerine katıldı, subaylığa yükseldi. 1526’da katıldığı Mohaç seferinden sonra zemberekçibaşı (baş teknisyen) oldu. 1529’da Viyana, 1529-1532 arasında Alman, 1532-1535 arasında da Irak, Bağdat ve Tebriz seferlerine katıldı. Bu son sefer sırasında Van Gölü’nün üstünden geçecek üç geminin yapımını başarıyla tamamlaması üzerine kendisine haseki unvanı verildi. 1536’da Pulya (Puglia) seferlerine katıldı. 1538’de yer aldığı Karabuğdan (Moldovya) seferi sırasında Prut Irmağı üstünde yaptığı bir köprüyle dikkatleri üstüne çekti. Bir yıl sonra mimar Acem Ali’nin ölümü üzerine onun yerine sermimaran-ı hassa (saray baş mimarı) oldu. Günümüzdeki bayındırlık bakanlığına eş düşen bu görevi ölümüne değin sürdürdü. (daha&helliip;)

Neye, Kime Denir? Kimdir? Adresi Neresi? © 2018 Real Time Web Analytics