Anatomi – Yapıbilim, Yinbilim, Gövdebilim
Anatomik – Yapıbilimsel, Yinbilimsel
Anatomist – Yapıbilimci, Yinbilimci
Anesteziyoloji – Uyuşturumbilim
Anjioloji – Damarbilim
Antropoloji – İnsanbilim
Bakteriyoloji – Bakteri bilimi
Biyoloji – Dirimbilim, Yaşambilim
Biyolojik – Dirimsel, Dirimbilimsel
Biyolog – Dirimbilimci (daha&helliip;)
Arama Sonucu – "sozcu"
Parolanızı Güçlü Kılın
İnternet’te artık herkesin çeşitli amaçlar için kullandığı kendine ait bir veya birden fazla özel alanı bulunuyor. Bu alanlarda hepimizin bildiği üzere kişisel bilgiler (banka hesap no, tc kimlik no, adres, tel no….) bulunmakta ve bu kritik bilgilerin korunması için hem istemci hem sunucu açısından olmazsa olmaz tek yol şifreleme. Bir İnternet kullanıcısıysanız , kendinize ait çeşitli sitelerde kullanıcı adlarınız, şifreleriniz bulunmaktadır. Peki bu şifreler ne kadar güvende, tahmin edilebilirliliği hakkında neler biliyoruz ve parolalarımızı yaratırken onları nasıl güçlü kılabiliriz bunlardan bahsedelim.
(daha&helliip;)
Siroz Hastalığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi
Siroz nedir?
Siroz sözcüğü antik Yunanca’da portakal sarısı anlamına gelen “scirrhus” sözcüğünden türetilmekle beraber ilk defa 1826 yılında Rene Laennec tarafından kullanılmıştır. Bu hastalık karaciğerin irileşmesi veya küçülmesi sonucu meydana gelen tehlikeli bir rahatsızlık türüdür. Türkiye’de sirozun en temel nedenlerinden ikisi viral hepatit enfeksiyonları ve alkol kullanımıdır.
Siroz hastalığının sebepleri nelerdir? (daha&helliip;)
Abdullah Gül Kimdir?
29 Ekim 1950’de Kayseri’de doğdu. Öğrenimini Kayseri Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde yaptı. Aynı fakültede başladığı doktora çalışmaları için iki yıl İngiltere’de kaldı ve 1983’te İstanbul Üniversitesi’nden Doktor unvanı aldı. Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunda çalıştı ve aynı bölümde ekonomi dersleri verdi. 1989’da uluslararası ekonomi dalında Doçent oldu. 1983-1991 yılları arasında merkezi Cidde’de olan İslam Kalkınma Bankası’nda ekonomist olarak çalıştı. 1991 – 2007 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde beş dönem Kayseri Milletvekili olarak hizmet verdi. 1991 – 1995 yılları arasında TBMM’de Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliği yaptı. 1991 – 2001 yılları arasında Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesi olarak Konsey’in Kültür, Tüzük, Siyasi ve Ekonomik Kalkınma komitelerinde çalıştı. 1995 – 2001 yılları arasında TBMM’de Dışişleri Komisyonu’nda üye olarak görev yaptı. 1996’da kurulan 54. Hükümet’te Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü olarak görev aldı.
2000 yılında Yenilikçi Hareket’e liderlik etti ve Fazilet Partisi Kongresi’nde genel başkan adayı oldu. (daha&helliip;)
Cemil Çiçek Kimdir?
Cemil Çiçek 1946 yılında Yozgat’ta doğdu. 1971 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 10 yıl süreyle serbest avukat olarak çalıştıktan sonra Yozgat Belediye Başkanlığı yaptı. Daha sonra Yozgat Milletvekili (18. Dönem) ve Ankara Milletvekili (20, 21,22, 23 ve 24. Dönemler) olarak TBMM’ne girdi.
TBMM’nin çeşitli komisyonlarındaki görevlerine ilaveten, Uzlaşma Komisyonu, Anayasa Komisyonu ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Parlamenter Asamblesi (AGİTPA) Üyesi olarak görev yaptı.
Merhum Turgut Özal tarafından kurulan hükümetlerde (1983-1989) Devlet Bakanı ve kısa bir süre için Sağlık Bakanı olarak görev yaptı. Ayrıca, Yıldırım Akbulut (1989-1991) ve Mesut Yılmaz (1996) tarafından kurulan hükümetlerde de Devlet Bakanlığı görevini yürüttü.
Adalet ve Kalkınma Partisi’ne katılarak, Abdullah Gül (2002-2003) ve Tayyip Erdoğan (2003-2007) tarafından kurulan hükümetlerde Adalet Bakanı olarak görev yaptı. 22 Temmuz 2007’de yapılan Genel Seçimlerde yeniden Ankara Milletvekili seçilerek TBMM’ne girdi.
Recep Tayyip Erdoğan (2007-2011) tarafından kurulan 60. Hükümette Devlet Bakanı, Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü olarak görev yaptı. Cemil Çiçek, 4 Temmuz 2011 tarihinde yapılan seçimle TBMM’nin 25. Başkanı olmuştur. TBMM Başkanı Cemil Çiçek, İngilizce ve orta seviyede Fransızca bilmektedir. Evli ve üç çocuk babasıdır.
Kaynak : http://www.tbmm.gov.tr/
Mekatronik Mühendisliği Bölümü ve Mesleği Hakkında Bilgiler (MF-4)
Disiplinler arası yaklaşımla gelişen bilimler, gelecekteki yerlerini giderek sağlamlaştırıyorlar. Bu bilimlerden mekanik ve elektroniğin birleşimi ile ortaya çıkan mekatronik, tasarım yaklaşımlarına yeni bir boyut kazandırdı.
Mekatronik mikro elektroniğin Makina Mühendisliğine uygulanması veya mekanik ve elektroniği bilgi teknolojisi ile işlevsel olarak birleştirip özümsenmesini sağlayan bir yaklaşımdır denilebilir, ‘Mekatronik ilk kez 1970’li yıllarda Japonya’da Yaskawa elektrik şirketinde görev yapan bir mühendisin elektrik motorlarının bilgisayarla denetimini sağlanması amacıyla kullanılmıştır. Ancak batıdaki tanımı, Japonya kadar çabuk olmamış, zamanla teknolojideki gelişmeler elektrik-elektronik malzemelerinin daha çok kullanımı ve denetlenmesini gündeme getirmiş, bunun sonucunda da bir gereksinim olarak ortaya çıkmıştır. . (daha&helliip;)
Edebiyat Terimleri ve Sözlüğü
AÇIK HECE
Türkçe sözcüklerde sesli harf ile belirtilen kısa heceler. Örneğin a-na-do-lu, a-şı-la-ma gibi. Arapça ve Farsça’da ise sözcüklerde sesli harflerle yazılmayıp hareke ile gösterilen kısa hecelere verilen isim. Örneğin ka-de-me, ha-se-ne gibi. Aruz vezninde bütün açık heceler kısa hece olarak kabul edilir.
AKROSTİŞ
Bir şiirde dizelerin ilk harflerinin yukarıdan aşağıya doğru sıralandığında anlamlı bir sözcük meydana getirmesi. Divan edebiyatında akrostiş’e muvaşşah ya da istihrac denir. Eski Yunan ve Latin edebiyatında ise akrostiş “üç dize” anlamına gelir.
ALAKA
İlgi. Bir sözcüğü gerçek anlamının dışında bir anlamda (mecazi) kullanmak için düşünülen ilgiye alaka denir. Edebi sanatların çoğunda bu durum söz konusudur. Bu ilişki ne kadar uygun olursa edebi sanat o derece yerinde ve güzel sayılır. (daha&helliip;)
Müzik Terimleri ve Sözlüğü
A CAPELLA (îtal.): Çalgı eşliği olmayan koro.
ACCELERANDO (İtal.): Hızlanarak.
ADAGlO (Ital.): Yavaş tempo.
AGİLE (Ital.): Çabuk, çevik.
AGİTATO (îtal.): Hızlı, sarsıntılı, heyecanlı.
AKOR (Fran. Accord / İng. Chord): aynı anda tınlamak üzere “dikey” olarak yazılmış ikiden fazla ses. Aynı terim, çalgıların, ses yüksekliklerinin birbiriyle uyuşması amacıyla (La=440) titreşimini tutacak şekilde düzenlenmesi için kullanılır.
AKUSTİK (Fran. Acoustique/ İng. Acous-tlc): Sesle, sesin doğumu özellikleri, ulaşımı ve alımı ile uğraşan fizik bilimi kolu.
ALLEGRETTO (îtal.): “Allegro’dan daha yavaş tempo.
ALTO (îtal.): Kadın ve çocuk seslerinin en pes olanı. Terim aynı alandaki erkek sesleri içinde kullanıldığı gibi, fransızcada “viyola” karşılığı olarak ta kullanılır. Alto anahtarı portenin üçüncü çizgisine konan “do” anahtarıdır.
AMABİLE (îtal.): Sevimli, okşayıcı.
ANİMATO (İtal.): Canlı.
APASSIONATA (İtal.): Tutkulu bir duyguyla. (daha&helliip;)
Tıp Meslek Ünvanları ve Terimleri Sözlüğü [Anlamları]
Anatomi – Yapıbilim, Yinbilim, Gövdebilim
Anatomik – Yapıbilimsel, Yinbilimsel
Anatomist – Yapıbilimci, Yinbilimci
Anesteziyoloji – Uyuşturumbilim
Anjioloji – Damarbilim
Antropoloji – İnsanbilim
Bakteriyoloji – Bakteri bilimi
Biyoloji – Dirimbilim, Yaşambilim
Biyolojik – Dirimsel, Dirimbilimsel
Biyolog – Dirimbilimci (daha&helliip;)
Osmanlıca-Türkçe Sözlük [T Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı
tâ : 1 .kat. 2.büklüm. 3.tane.
tâ : kadar.
ta’biye : 1.yerine koyma. 2.kurulu düzen.
ta’biyetülceyş : strateji.
ta’cîl : acele ettirme.
ta’dâd : 1.sayma. 2.sayım. 3.sayı.
ta’dâd etmek 1.saymak. 2.değerlendirmek, kabul etmek.
ta’dîl : 1.değiştirme. 2.doğrulama.
ta’dîlat : değiştirmeler, değişiklik.
ta’dilât yapmak değişiklik yapmak.
ta’dîlen : değiştirilerek, değişiklik yapılarak.
ta’kîb : takip, ardına düşme.
ta’kîbât : kovuşturma.
ta’kîbat yapmak kovuşturmak.
ta’kîben : takip ederek, ardına düşerek.
ta’lîk : 1.askıya alma. erteleme.
ta’lîk edilmek asılmak, iliştirilmek, tutturulmak.
ta’lîl : 1.sebep gösterme. 2.tümdengelim.
ta’lîm : 1.öğretme. 2.öğrenme. 3.meşk. 4.idman, egzersiz. (daha&helliip;)
Osmanlıca-Türkçe Sözlük [K Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı
ka’b : 1 .aşık kemiği. 2.tavla zarı. 3.küp.
ka’r : 1 .derinlik. 2.çukur. 3.dip.
kabâ : cübbe.
kabahat : suç, kusur.
kabâih : suçlular, kabahatliler.
kabâil : kâbileler.
kabîh : çirkin, hoş olmayan.
kâbil : 1.mümkün. 2.yetenekli.
kabîl : gibi, benzeri.
kâbil olmak mümkün olmak, elvermek.
kabîle : boy, kâbile.
kâbile : ebe.
kâbil-i kıyas kıyaslanabilir, karşılaştırılabilir.
kâbiliyet : yetenek.
kâbiliyyât : yetenekler. (daha&helliip;)
Bulmaca Sözlüğü – Ö / nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı
öbek Grup
ÖBEZE Tandırın içinde bulunan ve ateşin yanmasını kolaylaştıran piramit biçimindeki toprak sütün
ÖCÜR Lades
ÖD Karaciğerin salgıladığı acı su
ÖD Yanarken güzel koktuğu için tütsü olarak kullanılan bir ağaç
ÖD Yanarken güzel koku veren bir ağaç
ÖDEM Vücutta anormal miktarda su toplanması
ÖDYOMETRE Kimyasal tepkimelerde gazların oylum değişmelerini ölçmeye yarayan aygıt
ÖGE Çok akıllı, yaşlı kimse
ÖGLENA Tatlı sularda yaşayan, kamçı biçimindeki uzantısı ile devinen, mekik biçimindeki birgözeli
ÖĞEÇ Üç yaşındaki koyun
ÖĞÜR-AKRAN Yaşça yakın, boydaş, yaşıt
ÖHÜM Küsmek
ÖKÇEÇENE Boru anahtarının kola bağlı olan, setleri dışa dönük, hareketsiz çenesi
ÖKE Dahi
ÖKSE Kuş tutmakta kullanılan,aynı adlı macunla bulanmış değnek
ÖKÜLTİZM Doğanın bilgisine büyüsel işlemlerle varılabileceği inancı
ÖLBE Anadolunun kimi yörelerinde kullanılan süt, yoğurt koymaya yarayan tahta kova
ÖLBE Süt yoğurt koymaya yarayan tahta kova
ÖLET Öldürücü hastalık salgını
ÖLGÜN Olgunlaşmış ekime hazır toprak
ÖLLÜK Elenmiş killi toprak
ÖLÜ Bulgur değirmeninde çekildikten sonra gerieye kalan iri taneler
ölüdeniz Fethiye’de lagün
ÖMEL Küçük çukur
Ömer Dört halifenin İkincisi
Ömerli İstanbul’da bir baraj
ÖNBEL Üvendirenin çivisi (daha&helliip;)
Bulmaca Sözlüğü – O / nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı
O Oksijen
OAS Amerika Devletleri Örgütü
OAS Amerikan Devlet Örgütü
OATUU Afrika İşçi Sendikaları Birliği Örgütü
OAU Afrika Birliği Örgütü
OB Hint okyanusunda denizaltı dağı
OBA Antalya yöresinde, deniz kıyısındaki tahta kulübelere verilen ad
OBA Bölmeli göçebe çadırı
OBA Kamp yeri
OBAÇANA Komşuya çok giden kişi
OBAN-OMAN Değirmenin su borusu
OBAŞ Gün doğmadan sabaha karşı olan zaman (daha&helliip;)
Bulmaca Sözlüğü – N / nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı
N Azot
N Norveç
na Olumsuzluk belirten önek
NA Sodyum
NAAN Hindistan’da yapılan bir tür pide
NAAN Kuzey Hindistan’da ”Tandoori” fırınlarında pişirilen yemek çeşidi
NAAT Kaside
NAB Azı dişi
NAB Berrak, duru
NAB Saf,arı, katıksız anlamında sözcük
NABEKAR Haylaz, serseri
NABİGA Soyunda şair bulunmayan eğitimsiz şair (daha&helliip;)
Bulmaca Sözlüğü – L / nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı
LA : Lantan
LA : Lantanyum
laakal : Asgari, en az
LAB : Yırtıcı martı
LABA : Antalya yöresine özgü, kaburga kemiği ve pirinçle yapılan bir yemek
LABA : Davarın lezzetli olan boyun eti
labada : Efelek
LABADA : Yaprakları sebze olarak yenen bir bitki
LABİL-MÜTEREDDİT : Kararsız, çabuk değişen
LABNE : Hiç tuzu olmayan yumuşak krem peynir (daha&helliip;)
Bulmaca Sözlüğü – İ / nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı
İ : İyot
İ NTİFADA : Filistin Direniş Hareketi
İA,RI : Endonezya
iade : Geri verme
İADELİ : Divan şiirinde her beytin son sözcüğünü, sonraki beytin ilk sözcüğü yapma biçiminde ortaya çıkan söz sanatı
İAKKHOS : Eleusis Mystria’larının Tanrısı
İALEMOS : Apollon ile Kalliope’nin oğlu
İALU : Mısırlıların ölüler ülkesine verdikleri ad
İAMBOS : Klasik şiirde bir kısa bir uzun iki heceden oluşan ayak
İANE : Yardım amacıyla toplanan para (daha&helliip;)
Bulmaca Sözlüğü – H / nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı
H : Hidrojen
H : Macaristan
HA : Hahniyum
HA : Hahnyum
HA : Hektar
HA : Nilsbohryum
HAB : Tahıl tanesi, tohum(esk.)
HABA : Halı
HABANERA : Afrika’dan zenciler tarafından getirildiği sanılan ağır bir Küba dansı
HABANERA : Çok kıvrak bir Küba dansı (daha&helliip;)
Bulmaca Sözlüğü – G / nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı
G,GB : İngiltere
GA : Galyum
GA : Galyum
GABALA : Oradan oraya gezip durmak
GABALA : Ordan oraya gezip durmak
GABALAK : Çobanların başlarına örttükleri keçe
GABANE : Kişinin fikir ve tedbirinin zayıf ve eksik olması
GABARİ : Alt geçitlerin zeminden olan geçit yüksekliği
GABARİ : Bazı eşyaya verilmesi gereken boyutları, yan görüşü çizmeye, hazırlamaya yada denetlemeye yarayan örnek
GABARİ : Bir binanın yöre imar dairesinin öngördüğü azami yüksekliği (daha&helliip;)
Bulmaca Sözlüğü – E / nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı
E : İspanya
EA : Su tanrısı
ea : Sümer su tanrısı
EAA : Avrupa Silahlanma Ajansı
EAAA : Avrupa Reklam Ajansları Birliği
EAG : Avrupa Havacılık Grubu
EAKOS : Zeus ile peri kızı Egine’nin oğlu
EAM : İtalyan ve Alman işgaline karşı 1941’de kurulan Yunan direniş örgütü
EANNA : İnanna’nın Uruk’taki tapınağı
EAP : Avrupa Silah Politikası (daha&helliip;)
Bulmaca Sözlüğü – D / nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı
da : Rusça “evet”
DABBE : Binek ve yük hayvanı
DAÇA : Büyük Rus kentlerinin yakınındaki tatil evlerine verilen ad
DADAMIK : Avı çekmek için dökülen yem
dadı*,lala,taya. Selçuklularda : Çocuk bakıcısı kadın
DAFFAT : Devesini kiraya veren deveci
DAGAL : Çerçöp
DAGAS : Çok yemekten dolayı midenin dolması
DAĞA,uflaa : Bir tür bıçak
DAĞAR : Ağır yayvan toprak kap (daha&helliip;)
Tezhip Nedir?
Eski bir süsleme sanatıdır. Sözcük Arapça’da altınlama, yaldızlama anlamına gelir. Ama tezhip yalnız altınla değil boya ile de yapılır. Daha çok yazma kitapların sayfalarını, hat levhalarının kenarlarını süslemede kullanılmıştır.
Tezhip doğuda olduğu kadar batıda da uygulama alanı bulmuş bir sanattır. Özellikle ortaçağda Hıristiyanlık’ın kutsal metinlerini, dua kitaplarını süslemede yoğun biçimde kullanılmıştır. Ama zaman içerisinde kitaplarda da resim öne çıkmış, tezhip yalnızca başlıklardaki büyük harfleri süslemekle sınırlı kalmıştır. (daha&helliip;)