Bilginin Adresi

Yararlı Bilgiler

Arama Sonucu – "kanser"

Pankreas Kanseri

Pankreas, karın en arka bölümünde yerleşmiş, yaklaşık 15 cm uzunluğunda, mide, onikiparmak bağırsağı (duodenum) ve kalın bağırsakla (kolon) ön yüzü tümüyle kapatılmış bir organdır. Birçok önemli görevi olmakla birlikte, alınan gıdaların sindiriminde ve kan şekerinin dengede tutulmasında önemli rol oynamaktadır. Pankreas kanserleri organın her bölgesinden gelişmekle birlikte en sık baş bölgesinden gelişmektedir. Yine en sık salgı yapan hücrelerden köken alırlar ve adenokanser olarak adlandırılırlar. (daha&helliip;)

Prostat Kanseri

Prostat kanseri ABD’de erkeklerde ikinci sıklıkta görülmektedir. Her yıl kanser tanısı konulan üç erkekten biri prostat kanseridir. Ülkemizde daha az sıklıkla görülmektedir. Prostat, erkek üreme sisteminin bir bölümüdür. Rektumun (kalın barsağın son kısmı) önünde ve mesanenin altında yerleşmiştir. İdrar akımını sağlayan üretra (idrar yolu) tarafından çevrilmiştir. Sağlıklı prostat bezi bir ceviz büyüklüğündedir. Prostat ,seminal sıvının bir kısmını üretir. Ejekülasyon esnasında seminal sıvı spermlerin dışarı atılmasını sağlar. Erkek hormonları (androjenler) prostatın büyümesini sağlar. Testisler testosteron dahil olmak üzere erkek hormonlarının esas üretim yeridir. Böbrek üstü bezi (adrenal bez) az miktarda testosteron üretir. Prostat aşırı büyüdüğü zaman üretraya baskı yaparak idrarın mesaneden penise akımını yavaşlatır ya da durdurur. (daha&helliip;)

Safra Kesesi Kanseri

Safra kesesi kastan yapılmış armut biçimimde bir torbadır ve karaciğerin altında bulunur. Karaciğerin yaptığı safra küçük kanalcıklarda toplanır ve ana safra kanalına dökülür. Safra kanalı aşağıya onikiparmak bağırsağına varmadan yan tarafa bir kol verir ve bu kol safra kesesine gider. Böylece az ve devamlı olarak karaciğer tarafından yapılan safra bu kese veya torba içinde birikir. Safra kesesinin görevi karaciğerin çıkardığı safrayı geçici olarak depolamaktır. Onsuz da yaşam normal sürdürülebilinir.

Yediğimiz yemekler mideden onikiparmak bağırsağına geçerken sinirler safra kesesinin sıkışmasını sağlar. Safra kesesi sıkışınca içinde birikmiş safra onikiparmak bağırsağından geçen yiyeceklerin üzerine akar. Safra kesesi kanseri tüm sindirim sistemi kanserleri arasında beşinci sırayı almaktadır. Safra kesesi kanseri en sık 55 yaşın üzerinde görülürken 70 yaşlarında tepe yapmaktadır. Hastaların %75’i kadındır. (daha&helliip;)

Safra Yolu Kanseri

Bu kanserler gerek tanı gerekse tedavi açısından oldukça problem yaratmaktadırlar. Son yıllarda safra kesesi kanserlerinden daha sık görülmektedir. Ülseratif kolit ve klonorşis (Asya ülkelerinde bulunan bir parazit) gibi hastalıklara eşlik edebilmektedir. %40 olguda beraberinde safra taşı tespit edilmiştir. Erkeklerde daha fazla ve 50–70 yaş grubunda görülmektedir. Otopsi serilerinde insidans %0,1–0,2 olarak verilmektedir.

Belirtiler:

Karakteristik erken bulgu söz konusu değildir. Epigastrik rahatsızlık (dispepsi), ağrı, iştahsızlık, kilo kaybı ve tıkanma sarılığına bağlı kaşıntı hastalığın ilerleyen dönemlerinde gelişmektedir. Tümör kanalın distalinde yerleşmiş ise safra kesesi palpe edilebilir.

Tanı:

Bilirubin seviyesi kısmi tıkanma olsa bile yükselmektedir. Alkalifosfataz %59 olguda yükselmiştir. Ultrasonografi ve tomografide genişlemiş intrahepatik safra kanalları görülmektedir. Ekstrahepatik kanallar ve safra kesesi kolabe (boş) olarak görülürse proksimal bilier tümörden (Klatskin tümörü) şüphe edilmelidir. Yine tanıda tümörün seviyesinin tespiti için perkütan transhepatik kolanjiografi (PTK) ve ERCP yapılmalıdır. ERCP ile tümör proksimaline kateter yerleştirilerek palyatif tedavi sağlamak da mümkündür.

Tedavi:

Erken evredeki hastalar ameliyat edilirler. İlaç ve ışın tedavisinin faydası azdır.

Buradaki metin genel bir bilgilendirme olup, hastalıklar değişkenlik gösterebileceğinden kişisel değerlendirme için uzmanınızla görüşünüz.

Kaynak: http://kanser.gov.tr/kanser/kanser-turleri/55-safra-yolu-kanseri.html

Serviks Kanseri (Rahim Ağzı Kanseri)

Serviks kanseri önlenebilir bir hastalıktır. Smear/Pap-smear testiyle tarama sayesinde erken tanı ve etkin bir tedavi mümkündür.

Dünya Çapında Bir Sorun Dünyanın her tarafında kadınlar serviks kanserinden rahatsızdır. Dünya ölçeğinde 45 yaş altı kadınlarda en sık görülen 2. kanser türü, meme ve akciğer kanserinden sonra kanserden ölümlerin önde gelen 3. nedenidir. Dünya çapında 2 dakikada bir, bir kadın serviks kanserinden ölmektedir. Tarama programları, serviks kanserinin azalmasında önemli bir etkiye sahip olmasına rağmen hala kadınlar serviks kanseri nedeniyle ölmektedir. Serviks kanseri Türkiye’de en sık görülen 8. kanser türüdür.

Serviksin Rolü Serviks(rahim ağzı), rahimin vajene açılan dar boynudur. Serviks, aynı zamanda enfeksiyonların rahme ulaşmasını engellemeye yardımcı, önemli bir bariyer görevi de görmektedir. Gebelik sırasında serviks, bebeği rahim (uterus) içinde tutmaya yardımcı olmak için sıkıca kapalı durumda kalır. Bebek doğmaya hazır olduğunda serviks yaklaşık 10 cm açılarak bebeğin geçmesine izin verir.

Serviks Kanseri Nedir? Serviks hücreleri anormalleşip kontrolsüz bir şekilde büyümeye başladığında serviks kanseri oluşmaktadır. (daha&helliip;)

Mide Kanseri

Mide kaburgaların altında karnın üst bölgesinde yer alan içi boş büyük bir organdır. Yiyecekler ağızdan özefagus (yemek borusu) aracılığıyla mideye ulaşırlar. Midede yiyecekler sıvı hale dönerler. Sıvı hale gelmiş yiyecekler ince bağırsaklara hareket ederler ve oradan da diğer sindirim aşamalarına devam edilir. Mide kanseri hızlı seyreden ve yayılan bir kanser türüdür. Genellikle bir ülser şeklinde başlar. Mide kanseri çevre organ ve lenf bezlerini etkileyebilir. Direk komşulukla, lenfatik yolla, kan yoluyla ve karın içinde ekim yoluyla yayılabilir. Mide tümörü, midenin dış tabakasının içinden büyüyerek pankreas, özefagus veya bağırsak gibi çevre organların içine doğru uzanabilir. Mide kanseri hücreleri kan yoluyla karaciğer, akciğerler ve diğer organlara yayılabilir. (daha&helliip;)

Baş ve Boyun Kanserleri

Baş ve boyun kanserleri, erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilen kanser türleri arasında yer almaktadır. Baş ve boyun kanserlerinin büyük çoğunluğu erken dönemde belirti verirler. Belirtiler erken fark edilip, doktor erken uyarılırsa, doktorun zamanında doğru teşhis koyması kolaylaştırılabilir. (daha&helliip;)

Kanserde Risk Faktörleri

Belli bir tür kansere yakalanma olasılığını artıran her şey risk faktörüdür.

Sigara, alkol vb. gibi risk faktörleri kontrol edilebilirken, yaş, genetik özellikler gibi bazı risk faktörleri de kontrol edilememektedir. Pek çok risk faktörünün direkt olarak hastalığa neden olup olmadığı bilinmemektedir. Risk faktörleri, doktorların kansere yakalanma olasılığı yüksek kişileri teşhis etmesinde yardımcıdır.

Risk faktörlerinin bilinmesi önemlidir.

Akrabalarında kanser öyküsü olan genç insanlar daha yüksek riske sahiptir. Örneğin anne veya kızkardeşinde meme kanseri öyküsü olan bir kadında, aile öyküsü olmayan kadına göre meme kanseri gelişme riski iki kat fazladır.
Kanser öyküsü olanların, daha erken dönemde ve daha sık aralıklarla tarama testlerinden geçmesi faydalı olacaktır. Bu kişilerde genetik testlerin yapılmasında önerilmektedir

(daha&helliip;)

Kanser Belirtileri Nelerdir?

Kanserin belirtilerini bilmek hastalığın erken teşhisi açısından önemlidir, ancak bu belirtilerin birine veya daha fazlasına sahip olmak kişinin kanser olduğu anlamına da gelmez.

Açıklanamayan kilo kaybı:Birçok kanserin; özellikle mide, pankreas, yemek borusu (ösefagus) kanseri ve akciğer kanseri gibi; ilk belirtisi açıklanamayan kilo kaybıdır.

(daha&helliip;)

Kanser nedir?

Kelime anlamı olarak kanser, bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz olarak bölünüp çoğalmasıyla beliren kötü urlara denir. Genel anlamda ise kanser vücudumuzun çeşitli bölgelerindeki hücrelerin kontrolsüz çoğalması ile oluşan 100’den fazla hastalık grubudur. Çok çeşitli kanser tipleri olmasına rağmen, hepsi anormal hücrelerin kontrol dışı çoğalması ile başlar. Tedavi edilmez ise ciddi rahatsızlıklara, hatta ölüme dahi neden olabilir.

Kanser (cancer) terimi, tıbbın babası olarak bilinen Yunan fizikçi Hippocrates (MÖ 460-370) tarafından oluşturulmuştur. Hippocrates carcinos ve carcinoma terimlerini ülser oluşturan ve ülser oluşturmayan tümörler için kullanmıştır.

(daha&helliip;)

Karaciğer Kanseri Nedir? Belirtileri nelerdir? Nasıl tedavi edilir?

Karaciğer kanserlerine tüm kanserler içinde daha az rastlanır. Batı toplumlarında daha nadir rastlanan bir tümördür ve özellikle hepatit B infeksiyonunun yaygın olduğu Güneydoğu Asya ve Güney Afrika’da görülür. Karaciğer kanserleri çoğunlukla hepatosit adı verilen karaciğer hücrelerinden köken alırlar. Bu nedenle, karaciğer kanserlerinin %85-90’ına hepatosellüler kanser adı verilir.

(daha&helliip;)

Mide Kanseri Riskini 5 Kat Artırıyor

Prof. Dr. Şuayip Yalçın Türkiye’de mide kanserli hastaların yüzde 55,7’sinde bir ya da daha fazla tanı konmuş mide hastalığının bulunduğunu ifade eden Yalçın, en sık görülen mide hastalıklarının gastrit ve ülser olduğunu söyledi.

Yalçın, ”Hızlı yemek mide kanseri riskini 5 kat artırıyor. Yemekleri çok sıcak yemek de mide kanserine yakalanma riskini 3,3 artırıyor. Yemeklerin tuzlu yenilmesi riski önemli derecede arttırıyor. Sofrada tadına bakmadan yiyeceklere tuz eklenmesi de mide kanserine yakalanma riskini yaklaşık 4,2 kat artırıyor” diye konuştu. (daha&helliip;)

Kablosuz İnternet Kanser mi Yapıyor ?

İnternet, günlük hayatımızın en önemli aracı.

Bir tuşla dünyayı ayağımıza getiren bu araç, ciddi tehditleri de beraberinde getiriyor.

Özellikle evde kanser hastası varsa ve internete kablosuz olarak bağlanıyorsanız.

Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Ögretim Üyesi Profesör Doktor Mustafa Nazıroğlu; “Kanserli bir hastanın kablosuz internet olmak üzere radyasyona uğranmasının hastalığını daha da artırdığını, kendisine zarar verdiğini bu çalışmanın sonunda gözlemledik.” diye konuştu.

Araştırma, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi’ne ait. (daha&helliip;)

NASA nın hayatımızı değiştiren buluşları

NASA’da çalışan bilimadamları bugüne kadar 6 bin 300’den fazla teknolojik buluşa imza attı. İleri teknoloji buluşları birebir olarak günlük yaşamda karşılığını bulmayabiliyor ancak günlük hayattın pek çok alanında olmazsa olmaz pek çok teknolojisinin temelini oluşturuyor. (daha&helliip;)

ASBEST Nedir?

Asbest ve Kanserasbest

1. Asbest Nedir?
Asbest, tabiatta doğal olarak bulunan ve lifsi (iğsi) yapıda olan bir mineral grubuna verilen ortak isimdir. Asbest grubunda yer alan minerallerin temel ortak özelliği lifsi yapıda olmalarıdır.
Lifsi minerallerin boy : en oranı 3’ten fazladır. Yani boyları enlerinden en az 3 misli veya daha fazla uzundur. Asbest mineralleri bu lifsi yapısal özellikleri nedeniyle “fibröz mineraller” olarak da anılırlar. Mineraller bu yapı sayesinde ısı, sürtünme ve baskıya yani strese dayanıklıdırlar, lifsi yapıları onlara mükemmel bir yalıtım yeteneği verir. Bu özellikleri sayesinde asbest endüstride, yaklaşık 3.000 iş kolunda yaygın kullanım alanı bulmuştur. Asbest, yeryüzünün toprak örtüsünde doğal olarak bulunur. Yerkabuğunu oluşturan kayaların yapısında da değişen oranlarda asbest mineralleri vardır. Özellikle volkanik aktivitenin yüksek olduğu alanlarda, asbest, yer yer yoğun birikimler halinde yeryüzü örtüsünde bulunur (daha&helliip;)

ABD Başkanı Barack Hussein Obama Kimdir?

ABD’nin Hawaii eyaletindeki Honolulu kentinde 4 Ağustos 1961 yılında dünyaya geldi.

Kendisiyle aynı adı taşıyan babası Kenya’nın Siaya Bölgesi’ndeki Nyang’oma Kogelo yerleşim yerinde doğmuş ve büyümüş müslüman bir Kenyalı, annesi Ann Dunham ise ABD’nin Kansas eyaletinin Wichita kentinde doğmuş ve büyümüş bir Amerikalıydı.

Obama’nın anne ve babası, babasının yabancı öğrenci olarak geldiği Hawaii’de tanıştı ve evlendi.

Yeni evli çift Obama 2 yaşındayken boşandı. Babası Boston’a giderek Harvard Üniversitesi’nde doktora yaptı ve 1965 yılında Kenya’ya geri döndü. Annesi ise yine bir yabancı öğrenci olan Endonezyalı Lolo Soetoro’yla ikinci bir evlilik yaptı.

Obama’nın hem babası, hem de üvey babası Müslüman kökenli ailelerden gelen kişilerdi. (daha&helliip;)

2012 Yılı Özel Hastanelerin Alabilecekleri İlave Ücret Tavan Oranları

(1) “Özel Hastanelerin Puanlandırılması ve İlave Ücret Alınması Hakkında  Yönerge” gereği oluşturulan Komisyon tarafından Kurumumuz ile sözleşmesi bulunan özel hastanelerin, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerden 01/1/2012 tarihinden itibaren alabilecekleri ilave ücret oranları,  ekte  alfabetik sıralı olarak yer almaktadır.

(2) Kısmi branş sözleşmesi bulunan hastaneler için 2012 yılı ilave ücret tavan oranı %30 olarak uygulanacaktır.

(3) Yönerge kapsamında yer almayan Vakıf üniversite hastaneleri için 2012 yılı ilave ücret tavan oranı %70 olarak uygulanacaktır.

(4) İlave ücret alınmayacak sağlık hizmetleri;

 Acil haller nedeniyle sunulan sağlık hizmetleri,

 Yoğun bakım hizmetleri,

 Yanık tedavisi hizmetleri,

 Kanser tedavisi (radyoterapi, kemoterapi, radyo izotop tedavileri),

 Yenidoğana verilen sağlık hizmetleri,

 Organ, doku ve kök hücre nakilleri,

 Doğumsal anomaliler için yapılan cerrahi işlemlere yönelik sağlık hizmetleri,

 Diyaliz tedavileri,

 Kardiyovasküler cerrahi işlemleri,

(5) Resmi sağlık kurum ve kuruluşları tarafından sevk edilmeleri koşuluyla, otelcilik hizmetleri hariç olmak üzere ilave ücret alınmayacak kişiler;

a) 24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre şeref aylığı alan kişiler ve bakmakla yükümlüleri,

b) 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler ve bakmakla yükümlüleri,

c) Harp malullüğü aylığı alanlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamında aylık alan kişiler ve bakmakla yükümlüleri.

Tüm ilgililere duyurulur.

 

%70 İlave Ücret Alabilecek Puanı 801-1000 Arasında Olan Hastaneler

%60 İlave Ücret Alabilecek Puanı 601-800 Arasında Olan Hastaneler

%50 İlave Ücret Alabilecek Puanı 401-600 Arasında Olan Hastaneler

%40 İlave Ücret Alabilecek Puanı 201-400 Arasında Olan Hastaneler

%30 İlave Ücret Alabilecek Puanı 0-200 Arasında Olan Hastaneler

 

 

Kaynak :  SGK.GOV.TR

Hazımsızlık Deyip Geçmeyin!

Şişkinlik, bulantı, karnın üstünde ağrı gibi belirtilerle kendini gösteren hazımsızlıktan hemen herkes hayatının bir döneminde yakınıyor. Ancak hazımsızlık sadece tüketilen besinlerle ilişkili olmayabiliyor. Uzmanlar, hazımsızlık yaşayan özellikle 40 yaşın üstündeki kişilerin doktora başvurmasını tavsiye ediyor.

Konuya ilişkin bilgi veren Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Ersin, “Pek çok sorun olabilir. Bu reflüden tutun, mide ülserinden, oniki parmak bağırsağı ülserinden pek çok sorunla karşı karşıya kalabiliriz, ama biz hepsinden önce mide kanserinden korkuyoruz. Çünkü diğerlerinde bir şekilde teşhis gecikse bile tam bir tedavi mümkün iken mide kanserinde gecikme tedavinin sonuçlarını önemli ölçüde etkilemekte” dedi. (daha&helliip;)

Zayıflamak İstiyorsanız Aç Kalın! – Diyet

İngiltere’deki doktorlarının yaptığı araştırmaya göre, uzun süre diyet yapmak yerine, haftada iki gün aç kalmak veya oruç tutmak daha çok kilo vermeyi sağlıyor.

Alman Bild gazetesinde yer alan araştırma sonuçları, haftada iki gün 650 kalorilik diyet yapanların hafta boyunca diyet yapanlara göre iki kat daha fazla kilo verdiğini gösterdi.

115 kişi üzerinde yapılan araştırmaya göre haftada iki gün aç kalan ya da oruç tutan kişiler üç ayın sonunda diğerlerine göre ortalama 4 kilogram daha fazla zayıfladı. (daha&helliip;)

Vücudun Enerji Kaynakları

Kıştan bahara geçtiğimiz bugünlerde enerjinizin düşük olduğunu hissediyorsanız, beslenmenizde enerji kaynağı vitamin ve mineraller açısından zengin gıdalara yer verin. Habertürk’ün haberine göre işte vücudumuzun enerji kaynakları…

Folik Asit
Hücre oluşumunu sağlayan Folik Asit sağlığımız açısından oldukça önemli bir yere sahiptir.

Vücuttaki folik asidin azalması kanser ve kansızlık riskini gündeme getirir.

Özellikle anne adaylarının, folik asit eksikliğinin bebeklerinin özürlü olmasına yol açabileceğini bilmeleri ve bu konuda dikkatli davranmaları gerekmektedir.

Çok fazla aspirin kullanmak, kolesterol düşürücüler, doğum kontrol hapları, sara ilaçları ve alkol, vücuttaki folik asit miktarını azaltır.

Yaşlılık, folik asit depolarını eriten bir başka etken olarak gösterilebilir. (daha&helliip;)

Metabolizmayı Hızlandırmanın 20 Yolu

Kış boyunca aldığınız kilolar şimdilerde sizi rahatsız etmeye mi başladı?

Aslında kilo vermenin sırrı düzenli ve dengeli beslenme. En önemlisi de iyi çalışan bir metabolizma… Eğer metabolizmayı çalıştırmayı başarırsanız ideal kilonuza kavuşursunuz. Diyetisyen Gonca Güzel metabolizmayı hızlandırmanın yollarını anlattı.

1) Vücut kompozisyonu: Sağlıklı metabolizma için yağ kaybetmeli, kas arttırmalısınız. Yağsız doku ne kadar artarsa hastalıklara yakalanma oranı da o kadar düşer.
(daha&helliip;)

KAMU KURUM VE KURULUŞLARDAKİ UNVANLARIN SINIF BAZINDA DAĞILIMI

190 SAYILI K.H.K. KAPSAMINDAKİ KAMU KURUM VE KURULUŞLARDAKİ UNVANLARIN SINIF BAZINDA DAĞILIMI

—————————
GİH – Genel İdari Hizmetler
—————————

1175    1.HUKUK MÜŞAVİRİ
2670    A.P.K. DAİRESİ BAŞKANI
168    A.P.K. KURULU BAŞKANI
6685    A.P.K. UZMAN YARDIMCISI
6200    A.P.K. UZMANI
1267    ADAY MESLEK MEMURU,ATAŞE
355    AFET İŞLERİ GENEL MÜDÜRÜ
413    AĞAÇLANDIRMA VE EROZYON KONTROL GENEL MÜDÜRÜ
3397    AİLE VE SOSYAL ARAŞTIRMA UZMAN YARDIMCISI
3184    AİLE VE SOSYAL ARAŞTIRMA UZMANI
2014    AİLE-KADIN VE TOPLUM DAİRESİ BAŞKANI
602    AKADEMİ BAŞKANI
6345    AKTÜER
6348    AKTÜER YARDIMCISI
2156    AKTÜERYA VE FON YÖNETİMİ DAİRE BAŞKANI
380    ANA ÇOCUK SAĞLIĞI VE AİLE PLANLAMASI GENEL MÜDÜRÜ
7575    ANBAR MEMURU
4026    ANKARA ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ MÜDÜR YARDIMCISI
3941    ANKARA ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ MÜDÜRÜ
4110    ANKARA RESİM HEYKEL MÜZESİ MÜDÜRÜ
7980    ANKETÖR
480    ANLAŞMALAR GENEL MÜDÜRÜ
6550    ANTRENÖR
2020    ARAMA VE ÜRETİM DAİRESİ BAŞKANI
4708    ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ MÜDÜR YARDIMCISI
4113    ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ MÜDÜRÜ
4115    ARAŞTIRMA GELİŞTİRME DEĞERLENDİRME MÜDÜRÜ
4709    ARAŞTIRMA MÜDÜR YARDIMCISI
4114    ARAŞTIRMA MÜDÜRÜ
2025    ARAŞTIRMA VE BİLGİ İŞLEM DAİRESİ BAŞKANI
442    ARAŞTIRMA VE EĞİTİM GENEL MÜDÜRÜ
2026    ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME DAİRESİ BAŞKANI
6360    ARAŞTIRMACI
6361    ARAŞTIRMACI(ÖZELLEŞTİRME)
2030    ARAZİ İŞLERİ DAİRESİ BAŞKANI
2710    ARŞİV DAİRESİ BAŞKANI
4620    ARŞİV MÜDÜRÜ (daha&helliip;)

Bulmaca Sözlüğü – O / nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

O    Oksijen
OAS    Amerika Devletleri Örgütü
OAS    Amerikan Devlet Örgütü
OATUU    Afrika İşçi Sendikaları Birliği Örgütü
OAU    Afrika Birliği Örgütü
OB    Hint okyanusunda denizaltı dağı
OBA    Antalya yöresinde, deniz kıyısındaki tahta kulübelere verilen ad
OBA    Bölmeli göçebe çadırı
OBA    Kamp yeri
OBAÇANA    Komşuya çok giden kişi
OBAN-OMAN    Değirmenin su borusu
OBAŞ    Gün doğmadan sabaha karşı olan zaman (daha&helliip;)

Bulmaca Sözlüğü – L / nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

LA    :    Lantan
LA    :    Lantanyum
laakal    :    Asgari, en az
LAB    :    Yırtıcı martı
LABA    :    Antalya yöresine özgü, kaburga kemiği ve pirinçle yapılan bir yemek
LABA    :    Davarın lezzetli olan boyun eti
labada    :    Efelek
LABADA    :    Yaprakları sebze olarak yenen bir bitki
LABİL-MÜTEREDDİT    :    Kararsız, çabuk değişen
LABNE    :    Hiç tuzu olmayan yumuşak krem peynir (daha&helliip;)

Neye, Kime Denir? Kimdir? Adresi Neresi? © 2018