Etiket: anlamı

Fotoğraf Terimleri ve Sözlüğü

A tipi renkli filim (Type A Color Film) : 3400ºK renk ışısına sahip yapay aydınlatmaya dengelenmiş filmlerin genel adı.
Aberasyon (Aberration) : Bkz. Görüntü Bozulması.
Agrandizman (Enlargement) : Bkz. Büyütme işlemi.
Agrandizör (Enlarger) : Negatiflerin kendi orjinal boyutlarından daha büyük boyutlar da basılabilmesini sağlayan optik araç.
Ajitasyon (Agitation) : Kimyasal işlemler sırasında, duyarlı yüzeye sürekli olarak bozulmamış banyonun temas etmesini sağlayan
yöntem; Bu yöntem özellikle film ve kağıtların gelişterme banyosunda bulundukları sırada ve saptama banyosunun (tesbit banyosu ya da
fix) ilk birkaç dakikasında çok önemlidir. Üretici firmaların bu konudaki uyarılarına aynen uyulmalıdır.
Akromatik (Achromatic) : “Kromatik” görüntü bozulmasına karşı gerekli düzeltme yapılmış olan objektif; Bkz. Kromatik görüntü
bozulması.
Aktinik (Actinic) : Işığın herhangi bir madde üzerinde kimyasal ya da fiziksel değişim yaratabilme gücü; Film üzerine düşen ışık
duyarkatı oluşturan gümüş tuzlarının yapı değişikliğine uğramalarını, siyah metalik gümüşe dönüşerek görüntüyü oluşturma ayarını
sağlamaktadır.
Aktinometre (Actinometer) : Eski devirlerde kullanılmakta olan bir tür ışıkölçere verilen ad. (daha&helliip;)

Müzik Terimleri ve Sözlüğü

A CAPELLA (îtal.): Çalgı eşliği olmayan koro.
ACCELERANDO (İtal.): Hızlanarak.
ADAGlO (Ital.): Yavaş tempo.
AGİLE (Ital.): Çabuk, çevik.
AGİTATO (îtal.): Hızlı, sarsıntılı, heyecanlı.
AKOR (Fran. Accord / İng. Chord): aynı anda tınlamak üzere “dikey” olarak yazılmış ikiden fazla ses. Aynı terim, çalgıların, ses yüksekliklerinin birbiriyle uyuşması amacıyla (La=440) titreşimini tutacak şekilde düzenlenmesi için kullanılır.
AKUSTİK (Fran. Acoustique/ İng. Acous-tlc): Sesle, sesin doğumu özellikleri, ulaşımı ve alımı ile uğraşan fizik bilimi kolu.
ALLEGRETTO (îtal.): “Allegro’dan daha yavaş tempo.
ALTO (îtal.): Kadın ve çocuk seslerinin en pes olanı. Terim aynı alandaki erkek sesleri içinde kullanıldığı gibi, fransızcada “viyola” karşılığı olarak ta kullanılır. Alto anahtarı portenin üçüncü çizgisine konan “do” anahtarıdır.
AMABİLE (îtal.): Sevimli, okşayıcı.
ANİMATO (İtal.): Canlı.
APASSIONATA (İtal.): Tutkulu bir duyguyla. (daha&helliip;)

Denizcilik Terimleri Sözlüğü [nedir, ne anlama gelir]

ABASO …:  Alt ve asagi [Abaso Gabya yelkeni]
ABLI …:  Seren ve bumba cundalarindan asagi iki tarafa inen halatlar
ABORDA …:  Bir teknenin digerine veya bir iskeleye yanasmasi
ABOSA …:  Bosayi tut veya geçici olarak durdur, bosaya vurmak
ABRAMAK …:  Kontrol altina almak, komutasi altinda tutmak, üstünden gelmek
AÇIKTA EYLENMEK …:  Bir teknenin sahilden veya iskeleden yada limandan açikta beklemesi
ADMIRALTI DEMIRI …:  Çiposu kollarina dik ve hareketli eski sistem bir demir cinsi
AGANTA …:  Zincir veya halatin kisa bir zaman süresi için elde tutulup birakilmamasi [Aganta iskota, aganta borina borinata]
AGIZ KUSAGI …:  Armuz kaplamanin en üst sirasi [bindirme kaplamanin da]
ALABANDA …:  Bordanin iç kismi veya dümenin 35° ye kadar basilmasi
ALABURA …:  Altüst olma, teknenin ters çevrilmesi
ALAMA KÜREK …:  Hep birlikte kürek çekerken çekmeyi durdurmak için verilen komut
ALAMATRA …:  Karadeniz’de imal edilen balikçi teknesi. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [Z Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

za’f : zayıflık, zaaf.
za’f gelmek zayıflamak.
za’ferân : safran.
za’fî : zayıflıkla ilgili, zaaf ile ilgili.
za’fiyyet : zayıflık, zafiyet.
zâbıta : güvenlik görevlisi.
zâbih : boğazlayan.
zâbit : subay.
zâbitân : subaylar.
zabt : 1 .tutma. 2.ele geçirme. 3.kavrama.
zabt edilmek ele geçirilmek.
zabt etmek ele geçirmek.
zabtiye nâzırı emniyet genel müdürü.
zabtiye nezâreti emniyet genel müdürlüğü.
zabtiyye : güvenlik güçleri, polis, jandarma.
zabtnâme : tutanak, zabıt yazısı.
zabtürabt : disiplin.
zâc : göztaşı.
zâd : azık.
zâd : 1 .doğmuş. 2.doğum. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [Y Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

yâ : ey.
yâb : bulan.
yâbis : kuru.
yâd : 1 .hatırlama. 2.gönül, hatır. 3.anı, hatıra.
yâd edilmek anılmak, hatırlanmak.
yâd etmek anmak, hatırlamak.
yâdgâr : 1 .anı. 2.hatıra.
yadigâr bk. yâdgâr.
yağmâ : talan, çapul.
yağma eylemek talan etmek, yağmalamak.
yağmâger : yağmacı.
yah : buz.
yahbeste : buzlanmış, donmuş.
yâhud : yahut.
yâis : umutsuz.
yakaza : uyanıklık.
yakîn : kesin bilgi.
yakînen : kesin olarak.
yaklaşan. 3.sürgüne gönderilmiş.
yaklaşması.
yâkût : 1.yakut. 2.dudak.
yakzân : uyanık.
yâl : 1 .yele. 2.boyun.
yâleyte : keşke.
(daha&helliip;)

Toplam 9 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...Son »
Neye, Kime Denir? Kimdir? Adresi Neresi? © 2018