Arama Sonucu – "ca"

Elektrik Tarifeleri – 1 Kw Elektrik Kaç Para? – Ocak 2019

 

Şekil 1. Ocak 2019 Mesken İçin Bir Kwh Elektrik Fiyat Tarifesi (Vergiler Dahil)
Mesken tarifesi Gündüz (06:00 – 17:00) Puant (17:00 – 22:00) Gece (22:00 – 06:00)
Tek zamanlı 0,54 TL
Çok zamanlı 0,54 TL 0,80 TL 0,34 TL
Şekil 2.  Ocak 2019 Ticarethane İçin Bir Kwh Elektrik Fiyat Tarifesi (Vergiler Dahil)
Ticarethane Tarifesi Gündüz (06:00 – 17:00) Puant (17:00 – 22:00) Gece (22:00 – 06:00)
Tek Zamanlı 0,71 TL
Üç Zamanlı 0,72 TL 1,06 TL 0,45 TL

 

Şekil 1. Ekim 2018 Mesken İçin Bir Kwh Elektrik Fiyat Tarifesi (Vergiler Dahil)
Mesken tarifesi Gündüz (06:00 – 17:00) Puant (17:00 – 22:00) Gece (22:00 – 06:00)
Tek zamanlı 0,5972 TL
Çok zamanlı 0,6050 TL 0,8886 TL 0,3783 TL
Şekil 2.  Ekim 2018 Ticarethane İçin Bir Kwh Elektrik Fiyat Tarifesi (Vergiler Dahil)
Ticarethane Tarifesi Gündüz (06:00 – 17:00) Puant (17:00 – 22:00) Gece (22:00 – 06:00)
Tek Zamanlı 0,7148 TL
Üç Zamanlı 0,7207 TL 1,0582 TL 0,4522 TL

 

Şekil 1. Ağustos 2018 Mesken İçin Bir Kwh Elektrik Fiyat Tarifesi (Vergiler Dahil)
Mesken tarifesi Gündüz (06:00 – 17:00) Puant (17:00 – 22:00) Gece (22:00 – 06:00)
Tek zamanlı 0,5027 TL
Çok zamanlı 0,5092 TL 0,7479 TL 0,3184 TL
Şekil 2.  Ağustos 2018 Ticarethane İçin Bir Kwh Elektrik Fiyat Tarifesi (Vergiler Dahil)
Ticarethane Tarifesi Gündüz (06:00 – 17:00) Puant (17:00 – 22:00) Gece (22:00 – 06:00)
Tek Zamanlı 0,5291 TL
Üç Zamanlı 0,5335 TL 0,7833 TL 0,3347 TL

 

Turkcell VINN Windows 7 64 bit’de çalışmama Problemi ve Çözümü

Eğer 64 bit windows 7 işletim sistemi kullanıyor ve Elinizdeki Turkcell VINN’ın içindeki kurulum programını çalıştıramıyorsanız.

http://www.turkcell.com.tr/Downloads/VINN_2.1.5.zip

adresinden programın son versiyonunu indirerek kurulum yaparak problemi çözebilirsiniz.

Ayrıca, Turkcell VINN uygulamasının çalışması için .Net Framework 2.0 veya üstü bir sürümün bilgisayarınızda yüklü olması gerekir. Win XP SP2 ve daha yeni işletim sistemlerinde .Net Framework Standard olarak gelmektedir. Daha eski bir işletim sistemi kullanıyorsanız .Net Framework kurulumunu kendiniz yapabilirsiniz. Kurulum dosyasını buradan ücretsiz olarak indirebilirsiniz

Türkiye’de kaç tane cami var? İl İl Cami Sayısı

 

İstanbul 3.190
Konya 3.087
Ankara 2.875
Samsun 2.639
Kastamonu 2.577
Antalya 2.130
Ordu 2.045
Trabzon 1.952
Diyarbakır 1.945
İzmir 1.823
Şanlıurfa 1.755
Manisa 1.686
Bursa 1.660
Balıkesir 1.654
Erzurum 1.547
Giresun 1.490
Mersin 1.486
Zonguldak 1.464
Adana 1.362
Van 1.350
Sivas 1.327
Çorum 1.306
Kahramanmaraş 1.301
Kayseri 1.289
Sakarya 1.278
Bolu 1.232
Kütahya 1.190
Denizli 1.187
Tokat 1.151
Kocaeli 1.142
Afyonkarahisar 1.124
Aydın 1.114
Sinop 1.083
Muğla 1.082
Mardin 1.079
Rize 1.050
Hatay 982
Elazığ 965
Yozgat 961
Karabük 935
Gaziantep 935
Malatya 934
Ağrı 871
Çanakkale 808
Bartın 775
Eskişehir 769
Adıyaman 730
Çankırı 716
Isparta 711
Amasya 682
Artvin 681
Düzce 664
Bitlis 656
Siirt 624
Batman 619
Muş 602
Aksaray 581
Erzincan 565
Bingöl 564
Osmaniye 551
Uşak 544
Burdur 522
Gümüşhane 521
Kars 503
Şırnak 503
Hakkari 498
Karaman 497
Tekirdağ 495
Nevşehir 486
Kırşehir 485
Niğde 411
Bilecik 408
Edirne 392
Kırıkkale 353
Kırklareli 288
Ardahan 273
Bayburt 244
Iğdır 240
Kilis 213
Yalova 155
Tunceli 120

Toplam: 84.684 Camii

Youtube Canlı Türkçe TV Kanalları

Youtube TRTHaber TV Canlı Yayın : https://www.youtube.com/watch?v=PZNQw440yA4

Youtube Habertürk TV Canlı Yayın :  https://www.youtube.com/watch?v=ChaYqb90k1c

Youtube Show TV Canlı Yayın :  https://www.youtube.com/watch?v=5wtt8ah4xyo

Youtube ShowMax Canlı Yayın :  https://www.youtube.com/watch?v=t-7bpQYQoAA

Youtube Bugün TV Canlı Yayın :  https://www.youtube.com/watch?v=gdHfiLcfOB8

Youtube Ülke TV Canlı Yayın :  https://www.youtube.com/watch?v=QGa664kF-hM

Youtube Hayat TV Canlı Yayı :  https://www.youtube.com/watch?v=S_1JzijF438

Youtube Lalegül TV Canlı Yayın :  https://www.youtube.com/watch?v=ieCFy1X3xfE

Youtune Irmak TV Canlı Yayın :  https://www.youtube.com/watch?v=McciqFwGTAw

Youtube Kanal7 Canlı Yayın : https://www.youtube.com/watch?v=L1wVGU7vMfo

Youtube BlombergHT Canlı Yayın :  https://www.youtube.com/watch?v=uDZs48hr2I8

Youtube Kabe Canlı Yayın :  https://www.youtube.com/watch?v=VopbGPJVkzM

Youtube Euronews Türkçe Canlı Yayını :  https://www.youtube.com/watch?v=_n2v6ODJlEA

30 Mart 2014 Yerel Seçimlerinde kaç oy ve zarf kullanacağız


30 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde
Oy verme saatleri;

07.00 – 16.00 saatleri arasında;
Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüshane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır ve Kilis (daha&helliip;)

İstanbul’da 30 Mart 2014 Seçimlerinde kaç oy ve zarf kullanacağız

30 Mart 2014 Yerel seçimlerinde İstanbul’da hangi oyları hangi zarfta kullanacağız :

 

MAVİ ZARF: Belediye başkanlığına ilişkin MAVİ renkli birleşik oy pusulası ile belediye meclis üyeliğine ilişkin SARI renkli birleşik oy pusulası ile Büyükşehir belediye başkanlığına ilişkin BEYAZ renkli birleşik oy pusulası MAVİ renkli zarfa;

MOR ZARF: Köy seçimlerinde köy muhtarı ile köy ihtiyar meclisi üyelerinin birlikte yazılı oldugu oy pusulası, mahalle seçimlerinde mahalle muhtarı ile mahalle ihtiyar heyeti üyelerinin birlikte yazılı oldugu oy pusulası MOR renkli zarfa

 

 

Kaynak :  ysk.gov.tr

Sosyal Hizmetler Önlisans Programı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

1) Sosyal Hizmetler Önlisans Programında staj yapmak zorunlu mudur?

Evet. Sosyal Hizmetler Önlisans Programında kayıtlı öğrencilerin staj yapmaları zorunludur. Bütün derslerini veren ancak staj yapmayan öğrenciler mezun olamazlar.

DİKKAT ! 2011-2012 öğretim yılından önce bu programa kayıt yaptıran öğrencilerin staj zorunluluğu bulunmadığından bu öğrenciler staj yapamazlar.

2) Staj ne zaman yapılır?

Sosyal Hizmetler Önlisans Programı 3. yarıyıla kayıt yaptıran öğrenciler, staj başvurusu yapabilirler.

3)Staj süresi kaç gündür?

Sosyal Hizmetler Önlisans Programına kayıtlı öğrencilerin zorunlu staj süreleri 24 işgünü’ dür (daha&helliip;)

Uzmanlardan “Bitki Çayı” Uyarısı

Kış aylarının gelmesiyle birlikte vatandaşlar aktarların yolunu tuttu. Herkes aktarlardan değişik bitki çayları aldı.

Aktarların en büyük müşterisini kadınlar oluşturuyor. Kadınlar, kışın bağışıklık sistemini güçlendirici, yazın zayıflatıcı çaylar tercih ediliyor. Ama özellikle kronik hastalığı olanların, kullanımdan önce doktora danışması gerekiyor.

Bir aktar, “Hastalığına göre ürün veriyoruz zaten. Mide rahatsızlığı varsa kekik suyu veremiyorsun” diyor ancak uzmanlar yine de uyarıyor.

(daha&helliip;)

Çankırı Karatekin Üniversitesi Hakkında Bilgiler

Üniversite Bilgileri

Şehir : Çankırı

Kuruluş Yılı : 2007

Web Adresi : http://www.karatekin.edu.tr

Toplam Öğrenci Sayısı : 4.839

Toplam Akademik Personel : 228

Rektörlük Adresi : Şehit Pilot Üsteğmen Erdem Öztürk Sokak No:12 Çankırı

Tel : +90 (376) 213 26 26

Fax : +90 (376) 212 81 18

E-mail : ogrenci @ karatekin.edu.tr (daha&helliip;)

TÜRKİYE MOTORLU KARA TAŞITLARI İSTATİSTİKLERİ OCAK 2011

2011 Ocak ayında 157 531 adet taşıt trafiğe kaydolmuştur

2011 Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan toplam 157 531 taşıt içinde otomobil % 58,4 pay ve 91 977 adet ile ilk sırada yer almakta, otomobili % 27,7 pay ve 43 707 adet ile kamyonet, % 5,4 pay ve 8 453 adet ile motosiklet, % 3,6 pay ve 5 716 adet ile kamyon takip etmektedir. Ocak ayında trafiğe kaydolan araçların % 4,9 pay ve 7 678 adedini ise minibüs, otobüs, özel amaçlı taşıtlar ve traktör oluşturmaktadır.

Trafiğe kaydı yapılan motorlu taşıt sayısı Ocak ayında bir önceki aya göre % 71,7 artmıştır (daha&helliip;)

TÜRKİYE DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ ŞUBAT 2011

2011 Şubat ayında ithalat %48,7 arttı

Türkiye İstatistik Kurumu ve Gümrük Müsteşarlığı işbirliği ile oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre; 2011 yılı Şubat ayında, 2010 yılının aynı ayına göre ihracat %22,2 artarak
10 109 milyon dolar, ithalat %48,7 artarak 17 516 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde dış ticaret açığı 3 512 milyon dolardan, 7 407 milyon dolara ulaştı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2011 yılı Şubat ayında, 2010 yılı Şubat ayına göre ihracat ve ithalatın değişim oranları, takvim etkisinden arındırılmamış serinin değişim oranlarıyla aynı oldu. (daha&helliip;)

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hakkında Bilgiler

Üniversite Bilgileri

Şehir : Çanakklae

Kuruluş Yılı : 1992

Web Adresi : http://www.comu.edu.tr

Toplam Öğrenci Sayısı : 25.224

Toplam Akademik Personel : 1.086

Rektörlük Adresi : Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörlüğü,Terzioğlu Yerleşkesi,17020,Çanakkale /TÜRKİYE

Tel : +90 286 218 00 18

Fax : +90 286 218 06 08

E-mail : genelsek@comu.edu.tr

(daha&helliip;)

2011 de 24 Bin Yeni Memur Alınacak

İşsizlerin yüzünü güldürecek atamalarda, kamu kurum ve kuruluşlarına toplam 23 bin 968 yeni memur alınacak.

Atamalarda en büyük pay 10 bin atama ile Milli Eğitim Bakanlığı’nda olacak. Milli Eğitim Bakanlığı’nı 800 memurla Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı izleyecek.

Yeni memurların 18 bin 395’i genel bütçeli kuruluşlarda, 11’i ÖSYM ve Yüksek Öğretim Kurulu’nda, 4 bini yüksek öğretim kurumlarında, bin 162’si özel bütçeli idarelerde, 400’ü de Sosyal Güvenlik Kurumu’nda istihdam edilecek. (daha&helliip;)

2011 Seçimlerinde Hangi Parti Ne Kadar Yardım Alacak?

Genel seçimlerde barajı aşarak Hazine yardımı almaya hak kazanan AK Parti, CHP ve MHP, seçim nedeniyle ek kaynak alacak.

İktidar partisi ve muhalefet partileri, 2011 yılı Genel Bütçe Gelirleri esas alınarak, 1-10 Ocak arasında 109 milyon 100 bin lira Hazine yardımı almıştı. Bu dönemde AK Parti’nin aldığı yardım 62 milyon 181 bin, CHP’nin aldığı yardım 27 milyon 869 bin, MHP’nin aldığı yardım ise 19 milyon 49 bin lirayı bulmuştu.

Böylece bu 3 partiye aktarılan kaynak toplamı 109 milyon 100 bin 370 lira olarak belirlenmişti. (daha&helliip;)

Afyon Kocatepe Üniversitesi Hakkında Bilgiler

Üniversite Bilgileri

Şehir : Afyonkarahisar

Kuruluş Yılı : 1992

Web Adresi : http://www.aku.edu.tr

Toplam Öğrenci Sayısı : 31.542

Toplam Akademik Personel : 1.043

Rektörlük Adresi : Ahmet Necdet Sezer Kampüsü Gazlıgöl Yolu, 03200, Afyonkarahisar-TÜRKİYE

Tel : 0 272 444 03 03

Fax : 0 272 228 13 51

E-mail : uib@aku.edu.tr (daha&helliip;)

Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Taban Puanları 2010-2011

Üniversite Fakülte YüksekO. Bölüm Puan
Türü
Kont. En  Küçük
Puan
En  Büyük
Puan
AKDENİZ Ü. (ANTALYA) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri TM-1 57 362777 388437
ANADOLU Ü. (ESKİŞEHİR) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri TM-1 77 379288 396363
ANADOLU Ü. (ESKİŞEHİR) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (İÖ) TM-1 77 357871 376899
ANADOLU Ü. (ESKİŞEHİR) İktisat F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (Açıköğretim)
ANKARA Ü. Siyasal Bilgiler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri TM-1 77 433046 451632
ATATÜRK Ü. (ERZURUM) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri TM-1 57 332674 375513
ATATÜRK Ü. (ERZURUM) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (İÖ) TM-1 57 312794 340921
CUMHURİYET Ü. (SİVAS) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri TM-1 82 329512 368713
CUMHURİYET Ü. (SİVAS) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (İÖ) TM-1 82 309693 328264
ÇANAKKALE ONSEKİZ MART Ü. Biga İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri TM-1 88 346089 372332
ÇANAKKALE ONSEKİZ MART Ü. Biga İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (İÖ) TM-1 88 328426 352217
DOKUZ EYLÜL Ü. (İZMİR) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri TM-1 108 385477 428959
DOKUZ EYLÜL Ü. (İZMİR) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (İÖ) TM-1 108 367827 384650
GAZİ Ü. (ANKARA) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri TM-1 113 394782 432442
GAZİ Ü. (ANKARA) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (İÖ) TM-1 113 377382 394582
İSTANBUL Ü. İktisat F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri TM-1 103 394274 429507
İSTANBUL Ü. İktisat F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (İÖ) TM-1 103 378300 395145
İSTANBUL Ü. İktisat F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (Uzaktan Eğitim) TM-1 103 258009 344898
KARADENİZ TEKNİK Ü. (TRABZON) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri TM-1 77 349019 382294
KARADENİZ TEKNİK Ü. (TRABZON) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (İÖ) TM-1 77 329277 348804
KOCAELİ Ü. İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri TM-1 103 369566 405988
KOCAELİ Ü. İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (İÖ) TM-1 103 347331 374444
MARMARA Ü. (İSTANBUL) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri TM-1 88 398900 429648
MARMARA Ü. (İSTANBUL) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (İÖ) TM-1 88 381056 400278
MERSİN Ü. İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri TM-1 31 347744 393117
MUĞLA Ü. İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri TM-1 67 351149 381875
ORDU Ü. Ünye İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri TM-1 57 316004 364884
ORDU Ü. Ünye İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (İÖ) TM-1 57 298787 320569
PAMUKKALE Ü. (DENİZLİ) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri TM-1 72 354401 453468
PAMUKKALE Ü. (DENİZLİ) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (İÖ) TM-1 72 337006 383556
SAKARYA Ü. İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri TM-1 123 357600 387726
SAKARYA Ü. İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (İÖ) TM-1 123 335348 354843
SÜLEYMAN DEMİREL Ü. (ISPARTA) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri TM-1 67 347019 376811
SÜLEYMAN DEMİREL Ü. (ISPARTA) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (İÖ) TM-1 67 327147 345685
TRAKYA Ü. (EDİRNE) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri TM-1 57 350297 371659
TRAKYA Ü. (EDİRNE) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (İÖ) TM-1 57 331058 355228
ULUDAĞ Ü. (BURSA) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri TM-1 103 371275 423057
ULUDAĞ Ü. (BURSA) İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (İÖ) TM-1 103 352196 374300
YALOVA Ü. Yalova İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri TM-1 47 342026 378514
YALOVA Ü. Yalova İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (İÖ) TM-1 47 324114 361839
ZONGULDAK KARAELMAS Ü. İktisadi ve İdari Bilimler F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri TM-1 88 333783 371533

TÜRKİYE KÜMES HAYVANCILIĞI ÜRETİM İSTATİSTİKLERİ Ocak-Kasım 2010

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 2010 yılına kadar kümes hayvancılığı istatistikleri yıllık bazda yayımlanmakta idi. Karşılaştırılabilir istatistikleri daha kısa periyotlarla üretmek amacıyla, 2010 yılı Ocak ayından itibaren Nace Rev.2’ye göre 01.47 ve 10.12 başlığı altında faaliyet gösteren ticari kanatlı işletmelerinden tavuk yumurtası ve tavuk eti üretim miktarlarını tespit etmek üzere, köy tavukçuluğu kapsam dışında bırakılarak veri derleme çalışmaları başlatılmıştır. Bu haber bülteni Ocak – Kasım 2010 tarihleri arası tavuk yumurtası ve tavuk eti üretim istatistiklerini kapsamaktadır. (daha&helliip;)

FİNANSAL YATIRIM ARAÇLARININ REEL GETİRİ ORANLARI OCAK / 2011

2011 Ocak ayında bir önceki aya göre en yüksek reel getiri TÜFE ile indirgendiğinde Euro’da gerçekleşti.

2011 Ocak ayında en yüksek reel getiri, ÜFE ile indirgendiğinde %1,42, TÜFE ile indirgendiğinde ise %3,39 oranlarıyla Euro’da gerçekleşmiştir.

ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından Amerikan Doları %0,40 oranında yatırımcısına reel getiri sağlamıştır. Buna karşılık, mevduat faizi %-1,76, külçe altın %-1,49 ve İMKB 100 Endeksi %-1,32 oranında yatırımcısına kaybettirmiştir. TÜFE ile indirgendiğinde ise Amerikan Doları %2,35, İMKB 100 Endeksi %0,60, külçe altın %0,42 ve mevduat faizi %0,15 oranında yatırımcısına reel getiri sağlamıştır.

Finansal yatırım araçları ÜFE ve TÜFE ile indirgendiğinde; külçe altın üç aylık, altı aylık ve yıllık değerlendirmelerde en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olmuştur. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [Z Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

za’f : zayıflık, zaaf.
za’f gelmek zayıflamak.
za’ferân : safran.
za’fî : zayıflıkla ilgili, zaaf ile ilgili.
za’fiyyet : zayıflık, zafiyet.
zâbıta : güvenlik görevlisi.
zâbih : boğazlayan.
zâbit : subay.
zâbitân : subaylar.
zabt : 1 .tutma. 2.ele geçirme. 3.kavrama.
zabt edilmek ele geçirilmek.
zabt etmek ele geçirmek.
zabtiye nâzırı emniyet genel müdürü.
zabtiye nezâreti emniyet genel müdürlüğü.
zabtiyye : güvenlik güçleri, polis, jandarma.
zabtnâme : tutanak, zabıt yazısı.
zabtürabt : disiplin.
zâc : göztaşı.
zâd : azık.
zâd : 1 .doğmuş. 2.doğum. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [Y Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

yâ : ey.
yâb : bulan.
yâbis : kuru.
yâd : 1 .hatırlama. 2.gönül, hatır. 3.anı, hatıra.
yâd edilmek anılmak, hatırlanmak.
yâd etmek anmak, hatırlamak.
yâdgâr : 1 .anı. 2.hatıra.
yadigâr bk. yâdgâr.
yağmâ : talan, çapul.
yağma eylemek talan etmek, yağmalamak.
yağmâger : yağmacı.
yah : buz.
yahbeste : buzlanmış, donmuş.
yâhud : yahut.
yâis : umutsuz.
yakaza : uyanıklık.
yakîn : kesin bilgi.
yakînen : kesin olarak.
yaklaşan. 3.sürgüne gönderilmiş.
yaklaşması.
yâkût : 1.yakut. 2.dudak.
yakzân : uyanık.
yâl : 1 .yele. 2.boyun.
yâleyte : keşke.
(daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [V Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

va’d : vaat.
va’d edilmek vaat edilmek.
va’d etmek vaat etmek.
va’z : vaaz, dinî öğüt.
vâbeste : bağlı.
vâbestegân : bağlılar.
vâcib : gerekli.
vâcib olmak gerekmek.
vâcibât : gerekenler, yapılması gerekli olanlar.
vâcibe : gereken, yapılması gerekli olan.
vâcibülîfâ : yapılması gereken, yerine getirilmesi gereken.
vâcibülvücûd : Tanrı.
vâcid : 1.Tanrı. 2.meydana getiren.
vâdî : 1.vadi. 2.nehir yatağı. 2.saha, alan.
vâfir : bol.
vâh : vah, yazık.
vâha : vaha, çöl ortasındaki yeşil alan.
vahâmet : korkunçluk, vehamet, tehlikeli durum.
vâhasretâ : eyvahlar olsun.
vâhayfâ : yazıklar olsun, eyvahlar olsun, vah vah.
vahdânî : Tanrı’nın birliği ile ilgili.
vahdâniyyet : Tanrı’nın tekliği.
vahdet : 1.teklik. 2.birlik, beraberlik. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [Ü Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

übbehet : ululuk.
übüvvet : babalık.
ücret : hizmet karşılığında verilen para.
ücûr : ücretler.
ücûrât : ücretler.
üdebâ : edipler.
üf’ûle : .görev, fonksiyon.
üf’ûlevî : görevle ilgili, fonksiyonel.
üftâde : 1 .düşmüş. 2.düşkün. 3.aşık. 4.zavallı.
üftâdegân : 1.düşmüşler. 2.düşkünler. 3.aşıklar. 4.zavallılar.
üftânühîzân :. düşe kalka.
üfûl : 1.batış. 2.ölüm.
ükül : 1 .meyva. 2.azık. 3.zeka.
ülfet : 1.dostluk. 2.kaynaşma. 3.görüşme, konuşma.
ülfet etmek 1.dostluk kurmak. 2.kaynaşmak, alışmak. 3.görüşmek, konuşmak.
ümem : ümmetler.
ümenâ : güvenilir kişiler.
ümerâ : emirler. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [U Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

u’cûbe : acayip, şaşılacak şey.
ubûdiyyet : kulluk.
ubûr : geçiş.
ucb : kendini beğenme.
ucu arasındaki uzaklık.
ûd : 1 .öd ağacı. 2.ud.
ûdî : ud sanatçısı.
udûl : vazgeçme.
udûl etmek vazgeçmek.
ufuk : ufuk.
ufûnet : 1.yangı. 2.kötü koku.
uhde : sorumluluk.
uhrâ : başka, diğer.
uhrevî : ahiret ile ilgili.
uht : kızkardeş.
uhuvvet : kardeşlik.
ukâb : kartal.
ukalâ : akıl sahipleri.
ukbâ : ahiret.
ukde : 1.düğüm. 2.gönül üzüntüsü. 3.sorun. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [T Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

tâ : 1 .kat. 2.büklüm. 3.tane.
tâ : kadar.
ta’biye : 1.yerine koyma. 2.kurulu düzen.
ta’biyetülceyş : strateji.
ta’cîl : acele ettirme.
ta’dâd : 1.sayma. 2.sayım. 3.sayı.
ta’dâd etmek 1.saymak. 2.değerlendirmek, kabul etmek.
ta’dîl : 1.değiştirme. 2.doğrulama.
ta’dîlat : değiştirmeler, değişiklik.
ta’dilât yapmak değişiklik yapmak.
ta’dîlen : değiştirilerek, değişiklik yapılarak.
ta’kîb : takip, ardına düşme.
ta’kîbât : kovuşturma.
ta’kîbat yapmak kovuşturmak.
ta’kîben : takip ederek, ardına düşerek.
ta’lîk : 1.askıya alma. erteleme.
ta’lîk edilmek asılmak, iliştirilmek, tutturulmak.
ta’lîl : 1.sebep gösterme. 2.tümdengelim.
ta’lîm : 1.öğretme. 2.öğrenme. 3.meşk. 4.idman, egzersiz. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [Ş Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

şa’r : kıl.
şa’riyye : şehriye.
şa’şa’a : 1.gösteriş. 2.parlaklık.
şa’şa’adâr : 1. .gösterişli. 2.parlak.
şâd : sevinçli.
şâd etmek sevindirmek, mutlu etmek.
şâd olmak sevinmek, mutlu olmak.
şâdân : sevinçli.
şâdî : sevinç.
şâdmân : sevinçli.
şâdmânî : sevinç.
şâdurvan : şadırvan.
şafak : güneşin doğacağı sıradaki aydınlık.
şâfi’ : şefaatçi.
şâgird : 1.öğrenci. 2.çırak.
şâgirdân : 1.öğrenciler. 2.çıraklar.
şâh : 1 .dal. 2.boynuz.
şâh : 1 .padişah. 2.ıran şahı. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [S Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

sâ’î : çalışan, gayret eden.
sâ’î olmak çalışmak, gayret etmek.
sa’leb : tilki.
sa’y : çalışma, çaba gösterme.
saâdet : mutluluk.
saâdetbahş :mutluluk veren.
saâdetmend : mutlu, bahtiyar.
sabâ : 1 .meltem, gündoğusunden esen yel. 2.sabâ makamı.
sabâvet : çocukluk.
sâbık : 1.eski. 2.bir önceki.
sâbıka : 1.geçmişte kalan suç. 2.bir insanın geçmişteki hali.
sâbıküzzikr : anılan, zikredilen.
sabır : dayanma, kendini tutma.
sabî : 1 .bebek. 2.küçük çocuk.
sâbi’ : yedinci.
sâbi’an : yedincisi, yedinci olarak.
sâbi’î : yıldıza tapan.
sâbir : sabırlı.
sâbit : 1.kanıtlanmış. 2.yerinde duran.
sabr : sabır.
sabûh : sabah içilen şarap.
sabun : sabun. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [R Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

ra’d : gökgürültüsü.
ra’nâ : güzel, hoş.
ra’şe : titreme.
ra’şe vermek titretmek.
ra’şedâr :titrek, titreyen.
rabb : 1 .Tanrı, Allah. 2.efendi.
rabbânî : 1.tanrısal, ilahî. 2.Tanrı’dan başka bir şey düşünmeyen.
rabbî : Tanrım.
râbıta : 1.bağ, ilişki, temas. 2.sıra, düzen.
râbıtadar :bağlantılı, ilintili.
râbi : dördüncü.
râbian : dördüncüsü.
rabt : bağlama.
rabt edilmek bağlanmak, tutturulmak. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [P Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

pâ : ayak.
pâbend : ayak bağı.
pâbercâ : yerinde, duran, ayakta duran.
pâberikâb : gitmek üzere, hareket etmek üzere.
pâbeste : ayağı bağlı.
pâbirehne : yalınayak.
pâbûsî : ayak öpme.
pâcâme : pijama.
pâçe : paça.
pâdşâh : padişah.
pâdşâhî : padişahlık.
pâdzehr : panzehir.
paha : değer, kıymet.
pâk : temiz.
pâkbâz : 1 .fedai. 2.canını hiçe sayan aşık.
pâkdâmen : iffetli.
pâkîze : temiz.
paklanmak temizlenmek.
pâlân : semer, palan.
pâlânduz : semerci. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [N Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

nâ : olumsuzluk eki.
na’l : nal.
na’lbend : nalbant.
na’lbur : nalbur.
na’lçe : nalça.
na’nâ’ : nane.
na’re : nara, haykırma.
na’ş : naaş, cenaze.
na’t : 1 .övme. 2.Hz. Muhammed’i övücü şiir.
nââşnâ : yabancı.
naat : 1 .övme. 2.Hz. Muhammed’i övücü şiir.
nâb : saf, halis, katışıksız.
nâbecâ : yersiz.
nâbehre : 1 .nasipsiz. 2.soysuz.
nâbekâr : 1 .hayırsız. 2.işe yaramaz.
nâbîna : kör.
nâbûd : 1.yok. 2.yokluk. 3.perişan.
nabz : nabız.
nabzgîr :nabza göre şerbet veren. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [K Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

ka’b : 1 .aşık kemiği. 2.tavla zarı. 3.küp.
ka’r : 1 .derinlik. 2.çukur. 3.dip.
kabâ : cübbe.
kabahat : suç, kusur.
kabâih : suçlular, kabahatliler.
kabâil : kâbileler.
kabîh : çirkin, hoş olmayan.
kâbil : 1.mümkün. 2.yetenekli.
kabîl : gibi, benzeri.
kâbil olmak mümkün olmak, elvermek.
kabîle : boy, kâbile.
kâbile : ebe.
kâbil-i kıyas kıyaslanabilir, karşılaştırılabilir.
kâbiliyet : yetenek.
kâbiliyyât : yetenekler. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [J Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

jâj : anlamsız söz, zırva.
jâjhây : boşboğaz, zevzek.
jâle : çiy, şebnem.
jeng : pas.
jengâr : pas.
jerf : derin.
jerfâ : derinlik.
jerfbîn : ayrıntılı düşünen, dikkatli.
jinde : 1.yırtık, eski. 2.yamalı hırka.
jindepûş : 1. .yamalı hırka giyen. 2.derviş.
jiyân : 1.kükremiş. 2.kızgın.
jülîde : dağınık, karışık.

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [İ Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

i’câz : 1.aciz bırakma. 2.şaşırtma.
i’dâdî : lise.
i’dâm : yok etme, öldürme.
i’lâ : yükseltme, yüceltme.
i’lâ edilmek yükseltilmek, yüceltilmek.
i’lâm : bildirme.
i’lâm edilmek bildirilmek.
i’lân : ilan.
i’mâl : yapma, işleme.
i’mâr : bayındırlaştırma, mamûr etme.
i’râz : 1.yüz çevirme. 2.uzak durma.
i’tâ : 1.verme. 2.verilme. 3.ödeme. 4.ödenme.
i’tâ edilmek 1.verilmek. 2.ödenmek.
i’tâ etmek 1.vermek. 2.ödemek.
i’tâ olunmak verilmek.
i’tâk : âzâd etme, özgür bırakma.
i’tikâf : bir yere kapanma, köşesine çekilerek yaşama. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [H Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

h 1.. . . Osmanlı alfabesinin sekizinci harfi. 2.Ebced alfabesine göre sayısal
hâ : çiğneyen.
hâ : çoğul eki: -ler, -lar.
hâb : 1.uyku. 2.rüya.
habâb : hava kabarcığı.
habâbe : hava kabarcığı.
habâis : kötülükler.
hâbâlûd : uykulu.
hâbâlûde : uykulu.
habâset : kötülük, alçaklık.
habb : 1 .çekirdek, tohum. 2.hap.
habbât : 1.hava kabarcıkları. 2.haplar.
habbâz : ekmekçi.
habbe : taneler.
habbe-i hadrâ çitlembik.
habbe-i sevdâ çörekotu.
habbezâ : ne güzel.
habbülbülûğ : ergenlik sivilcesi.
hâbcâme : 1 .gecelik. 2.pijama.
haber : haber.
haberdar : haberli. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [G Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

gabâvet : bönlük, dangalaklık, kalınkafalılık.
gabî : bön, dangalak, kalınkafalı.
gabn : kazıklama, alışverişte aldatma.
gaddâr : zalim, acımasız.
gadr : haksızlık, zulüm.
gaffâr : bağışlayıcı Tanrı.
gâfil : habersiz.
gaflet : habersizlik, dikkatsizlik, dalgınlık.
gafleten : dalgınlıkla.
gafûr : bağışlayıcı.
gâh : 1 .kâh. 2.yer ve zaman bildiren kelimeler türetir.
gâhî : kimi zaman, bazen, arasıra.
gâhvâre : beşik.
gâib : bulunmayan, ortada görünmeyen, kayıp.
gâile : 1.uğraşı, telaş, meşakkat. 2.savaş.
gâita : dışkı.
galat : yanlış.
galebe : 1.baskın çıkma, ağır basma. 2.kalabalık.
galeyân : kaynama.
gâlib : 1.ağır basan. 2.galip.
gâliba : sanırım, belki.
gâlibiyyet : zafer, ağır basma, yenme. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [F Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

fa’âl : hareketli, çalışkan.
fa’âliyyet : hareketlilik, çalışma.
fâcia : 1.acıklı olay. 2.felaket. 3.dram.
fâciât : 1 .acıklı olaylar, facialar. 2.felaketler.
fâcir : 1.günah işleyen. 2.karşı cinse düşkün olan.
fağfur : Çin imparatoru.
fağfûrî : çini.
fahâmet : 1.yücelik, ululuk. 2.kıymet.
fahhâr : övüngen.
fâhir : 1.değerli. 2.şerefli, onurlu.
fâhiş : 1.aşırı. 2.büyük. çirkin, kötü.
fâhişe : fuhuş yapan kadın.
fâhişehane :genelev.
fahr : övünç, kıvanç.
fahrî : 1.onursal. 2.ücret almadan, kendi isteğiyle
fahşâ : fuhuş.
fâhte : güvercin, yaban güvercini.
fahûr : övüngen.
fâide : yarar, kazanç, fayda. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [E Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

eâcîb : şaşılası şeyler.
eamm : genelde, yaygın haliyle.
eâzım : büyükler, ileri gelenler.
eazz : çok değerli.
eb : 1 .baba. 2.ata, ced.
eb’âd : 1.boyutlar. 2.uzunluklar.
eb’ad : çok uzak.
ebâbil : kırlangıç.
ebâtil : saçma sapan sözler, ipe sapa gelmez şeyler.
ebced : sayısal değer verilmiş arap alfabesi.
ebcedhân : 1.okula yeni başlamış öğrenci. 2.acemi,
ebdâl : derviş, abdal.
ebdân : bedenler.
ebed : sonsuz gelecek zaman.
ebeden : asla, hiçbir zaman.
ebedî : sonsuz.
ebediyyen : sonsuza kadar, asla, hiçbir zaman
ebediyyet : sonsuzluk.
ebeveyn : anababa.
ebhâr : denizler.
ebhâs : bahisler, tartışmalar. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [D Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

dâ’î : 1.dua eden, duacı. 2.davet eden.
dâ’ussıla : yurdunu özleme, köyünü özleme.
dâd : 1.adalet. 2.iyilik, ihsan.
dâd : 1.verme. 2.verdi. 3.vergi.
dâdgâh : mahkeme.
dâdhâh : davacı.
dâdres : imdada koşan.
dâdû : dadı.
dâdüferyâd : . feryat figan.
dâdüsited : alışveriş.
dâfi’ : uzaklaştıran, defeden.
dâğ : 1.yara. 2.kızgın demirle vurulmuş işaret.
dağal : hile, hilehurda, alavere dalavere. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [Ç Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

çâbük : kıvrak, çevik, çabuk.
çâbükî : kıvraklık, çeviklik, çabukluk.
çâbükpâ : ayağına çabuk.
çâbükrev : hızlı giden.
çâbüksüvar : usta binici.
çâder : 1.çadır. 2.örtü, kadınların giydiği örtü.
çâdernişin : göçebe, çadırda yaşayan.
çadır : 1.çadır. 2.örtü, kadınların giydiği örtü.
çağz : kurbağa.
çâh : 1.kuyu. 2.çukur.
çâk : 1.yırtık. 2.yırtmaç.
çâk etmek yırtmak.
çâk olmak yırtılmak. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [C Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

câ : 1 .yer. 2.mevki. 3.makam.
ca’l : yapma.
ca’lî : 1.yapma, uydurma. 2.sahte.
câbecâ : yer yer.
câbir : zorlayıcı.
câdde : ana yol, cadde.
câdû : 1.büyücü. 2.cadı.
câdûger : büyücü.
câh : makam, mevki.
câhid : çalışıp çabalayan.
câhil : bilgisiz.
câhilâne : cahilce.
câiz : uygun.
câize : ödül.
câlib : ilginç, çekici.
câlib -i dikkatdikkat çekici.
câm : 1.kadeh. 2.şişe. 3.cam.
câme : giysi.
câmedân : gardrop.
câmegî : 1.giysi parası. 2.hizmetçi. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [B Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

bâ : 1 .ile. 2.sahip.
ba’de : sonra.
ba’dehu : daha sonra, ondan sonra.
ba’delmîlâd : milattan sonra, İsa’dan sonra.
ba’demâ : bundan böyle.
ba’dezin : bundan sonra, bundan böyle.
ba’s : diriliş.
ba’süba’delmevt : . ölümden sonra diriliş.
ba’zan : bazen, kimi zaman.
bâb : 1.kapı. 2.konu. 3.bölüm.
bâbâ : 1.baba. 2.ata.
bâbâyâne : babaca, babacan.
bâbûne : babuna, papatya.
bâc : 1.haraç. 2.vergi. 3.gümrük vergisi.
bâcgîr : vergi memuru.
bâd : 1.rüzgar, yel. 2.defa, kez. 3.yük. 4.olsun.
bâdâm : badem.
bâdbân : yelken.
bâdbedest : eli boş, züğürt. (daha&helliip;)

Osmanlıca-Türkçe Sözlük [A Harfi] nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

â : 1 .ünlem edatı ey, hey. 2.iki kelimenin arasına girerek, anlamı
a’dâ : düşmanlar.
a’dâd : sayılar.
â’ik : engel.
a’lâ : en yüksek, en yüce.
a’lâf : otlar.
a’lâl : 1.hastalıklar. 2.sebepler.
a’lâm : 1.bayraklar. 2.özel isimler.
a’lem : en iyi bilen.
a’mâ : kör.
a’mâk : derinlikler.
a’mâl : işler, ameller, davranışlar.
a’mâr : 1.ömürler. 2.yaşlar.
a’nî : yani.
a’râb : Araplar, çöl arapları.
a’râbî : çöl arabı.
a’râz : belirtiler.
a’sâb : sinirler.
a’sâr : yüz yıllar.
a’şâr : öşür vergileri, onda birler.
a’şârî : ondalık.
a’vec : yamuk, eğri büğrü.
a’ver : tek gözlü.
a’yâd : bayramlar.
a’yân : 1.ileri gelenler, eşraf, sosyete. 2.gözler.
a’yün : 1.gözler. 2.pınarlar.
a’zâ : 1.üyeler. 2.organlar.
a’zam : en büyük.
âb : 1 .su. 2.deniz. 3.ırmak. 4.tükürük. 5.özsuyu. 6.ter. 7.döl suyu. 8.sidik. 9.parlaklık. 10.yüzsuyu. 11.letafet, hava.
âb : Ağustos.
âb -ı âbistenî 1.meni; 2.bitkilerin yetişmesine neden olan su.
âb -ı adâlet 1..adalet suyu; 2.doğruluğun bereketi.
âb -ı ahmer 1.kızıl su. 2.kırmızı şarap. 3.gözyaşı.
âb -ı âteşîn 1..ateşli su; 2.kırmızı şarap; 3.gözyaşı.
âb -ı bâdereng 1.kızıl su. 2.gözyaşı, kanlı gözyaşı.
âb -ı engûr 1..üzüm suyu. 2.şarap.
âb -ı harâbât (meyhane suyu) şarap.
âb -ı kevser 1.cennet suyu, 2.şarap.
ab’âb : vantrolog.
abâ : 1.kaba yün kumaş. 2.aba.
âbâ’ : 1.babalar. 2.gezegenler.
âbâd : ebedler.
âbâd : bayındır, mamûr.
âbâd etmek/eylemek 1.mamûr etmek. 2.zenginleştirmek. 3.huzur vermek.
âbâd olmak 1.mamûrlaşmak. 2.zenginleşmek. 3.huzura kavuşmak.
âbâdân : bayındır.
âbâdânî : bayındırlık.
âbâdî : 1.bayındırlık. 2.ince Hint kağıdı.
âbâl : develer.
âbân : Âbân ayı.
abâpûş : 1 .abalı. 2.derviş. 3.yoksul.
âbâr : kuyular.
âbcâme : su kabı.
âbçîn : peştemal.
abd : 1.kul. 2.köle.
âbdân : 1.su kabı. 2.mesane.
âbdâr : 1.sulu. 2.parlak. 3.hoş
âbdendân : 1 .bön. 2.âciz.
abdest : 1.abdest. 2.paylama.
abdesthâne : 1 .tuvalet. 2.abdest alınan yer.
abdestlik : kısa cübbe.
âbek : 1.sulu. 2.cıva.
abes : saçma, abes.
âbgîne : 1 .kristal. 2.kadeh. 3.sürahi. 4.ayna. 5.gözyaşı.
âbgîr : 1.havuz. 2.su birikintisi.
âbgûn : 1.su rengi. 2.mavi.
abher : 1.nergis. 2.zerrinkadeh çiçeği. 3.yasemin.
âbhîz : büyük dalga.
âbhord : nasip.
âbırû : yüzsuyu.
âbî : mavi.
âbid : 1.ibadet eden. 2.erkek adı.
abîd : 1.kullar. 2.köleler.
âbidât anıtlar.
âbide : anıt.
âbidevî : anıtsal.
âbile : 1.su çiçeği. 2.sivilce. 3.su kabarcığı.
âbir : yaya.
âbisten : gebe.
âbistengâh : döl yatağı.
âbişhor : 1 .sulama yeri. 2.nasip.
âbkâr : 1.saka. 2.ayyaş.
âbkeş : 1.saka, su çeken. 2.kevgir.
âbnûs : abanoz.
âbrâh : su yolu, kanal.
abraş : alacalı.
âbrîz : 1.tuvalet. 2.ıbrık.
âbşâr : çağlayan.
abûs : somurtkan.
âbühava : . iklim.
âbzih : 1.su kaynağı. 2.gözyaşı.
âc : fildişi.
âc : ılgın ağacı.
acâib : tuhaf, ilginç, acaip.
acâleten : alelacele.
aceb : 1.tuhaflık. 2.acaba.
acebâ : acaba.
acele : acele.
aceleten : çarçabuk, alelacele.
acem : 1.arap olmayan. 2.İranlı, acem.
acemaşîran : Türk mûsikisinde bir makam.
acemce : Farsça.
acemî : 1.deneyimsiz, acemi. 2.İranlı.
acemistan : İran.
acemiyân : 1 .deneyimsizler. 2.İranlılar.
aceze : düşkünler, âcizler.
acîb : tuhaf, acayip, ilginç.
acîbe : şaşılacak şey.
âcil : acil.
âcilen : derhal, acil olarak.
acîn : macun, yoğurulmuş.
âciz : 1.aciz. 2.ben.
âcizâne : 1 .acizce. 2.alçakgönüllüce.
âcizî : acizlik.
âciziyyet : acizlik.
âcizleri : bendeniz, ben.
acûl : aceleci.
acûlâne : acele acele.
acûz : 1.kocakarı. 2.cadı.
acûze : 1.kocakarı. 2.cadı.
âcür : 1.tuğla. 2.kiremit.
acz : acizlik, çaresizlik, bir şey yapamama.
âdâb : 1.edepler, terbiyeler. 2.yol yordam.
adalât : kaslar.
adale : 1 .kas. 2.kaslar.
adâlet : adalet.
adaletkâr : adil, adaletli.
âdât : âdetler, alışkanlıklar.
adâvet : düşmanlık.
adâvet etmek/eylemek düşmanlık gütmek.
add : sayma, görme, değerlendirme, kabul etme.
addedilmek sayılmak, görülmek, değerlendirilmek.
addetmek/eylemek saymak, görmek, değerlendirmek.
addolunmak sayılmak, kabul edilmek.
aded : sayı.
adeden : sayıca.
adedî : sayısal.
âdem : 1.ilk insan, Adem Peygamber. 2.insan, adam.
adem : yokluk, bulunmama, adem.
adem -i muvaffakiyet başarısızlık.
adem -i muvazenet dengesizlik.
adem -i riâyet uymama
adem -i te’lîfiyet . uzlaşamama, bir araya gelememe.
adem -i teveccüh ilgisizlik.
ademâbâd : yokluk ülkesi.
âdemhâr : yamyam, insan yiyen.
âdemî : 1 .insanoğlu. 2.insanlık.
âdemiyân : insanlar.
âdemiyyet : 1.insanlık. 2.adamlık.
ades : mercimek.
adese : mercek.
âdet : alışkanlık, âdet.
âdeta : basbayağı.
âdeten : âdet olarak, geleneklere göre.
adhâ : kurbanlar.
âdi : sıradan, âdi, değersiz.
adîd : birçok.
adîde : birçok.
âdil : adaletli.
adîl : eşit, denk.
âdilâne : adilce.
adîm : yok olan.
adîmülimkân :. imkânsız.
âdiye : alışılmış, sıradan.
adl : adalet.
adlâ’ : kenarlar.
adlî : adalet ile ilgili.
adliyye : mahkeme, adliye.
adn : cennet.
adû : düşman.
âfâk : ufuklar.
âfâkî : 1.nesnel. 2.şuradan buradan konuşma.
âfât : afetler, belalar.
âferîde : yaratık, yaratılmış, mahluk.
âferîdgâr : yaratan, Tanrı.
âferîn : bravo, çok yaşa, aferin.
âferîn : yaratan.
âferînende : yaratıcı.
âferîniş : yaratılış.
âfet : 1.afet, bela, felaket. 2.güzel sevgili.
âfet -i cân 1. .can belası. 2.güzel.
âfet -i devrân 1. .güzel, dilber.
âfetengîz : afet getiren.
âfetresân : bela getiren.
âfetzede :belaya uğramış, afet görmüş.
afîf : iffetli.
âfil : 1.batan. 2.görünmez olan.
âfitâb : güneş.
âfitâbcemâl : güzel yüzlü, parlak yüzlü, yüzü güneş gibi
âfiyet : esenlik.
âfiyet bulmak sağlığına kavuşmak.
afiyetbahş afiyet verici.
afrika : Afrika kıtası.
afsun : büyü, efsun.
âftâb : güneş.
âftâbe : ıbrık, su kabı.
âftâbgîr : güneş alan, güneş gören.
âftâbî : güneşlik.
âftâbrû : parlak yüzlü.
afv : bağışlama, af.
âgâh : haberdar.
âgâh etmek haberdar etmek.
âgâh olmak haberdar olmak.
âgâhî : haberdarlık.
âgeh : haberdar.
âgehî : haberdarlık.
âgîn : dolu.
âgûş : kucak.
âğâliş : kışkırtma.
ağayân : ağalar.
âğâz : 1.başlama. 2.başlangıç.
ağbiyâ : kalın kafalılar.
âğişte : bulaşmış, bulanık.
ağlâl : 1.boyunduruklar. 2.zincirler.
ağlât : hatalar.
ağleb : çoğunlukla, genellikle, sık sık.
ağleb -i ihtimâl büyük bir ihtimalle, büyük bir olasılıkla.
ağnâ : en zengin.
ağnâm : koyunlar.
ağniyâ : zenginler.
ağniye : şarkılar.
ağrâs : fidanlar.
ağrâz : maksatlar.
ağsân : dallar.
ağşiye : 1.perdeler. 2.zarlar.
ağyâr : yabancılar.
ah : 1 .kardeş. 2.dost.
âh : 1 .feryat etme, feryat. 2.ilenme.
âh almak biri tarafından kendisine ilenilmek.
âh ü zâr . âh edip inleme.
âhâd : birler.
ahad : bir.
ahali : halk, ahali, insan topluluğu.
ahavât : kızkardeşler.
ahbâb : 1.dostlar. 2.dost.
ahbap : dostlar, sevdikler.
ahbâr : haberler.
ahcâr : taşlar.
ahd : 1.yemin, and. 2.çağ, devir. 3.söz verme.
ahd -i atîk Tevrat, Zebur ve Mezâmir.
ahd -i cedîd İncil ve ekleri.
ahdar : yemyeşil.
ahdâs : 1.yeni olaylar. 2.dertler. 3.gençler.
ahdeb : kambur.
ahdnâme : ahitname, antlaşma metni.
ahdüpeymân :. and.
âhek : kireç.
âhen : demir.
âhendil : acımasız.
âheng : 1.uyum, ahenk. 2.eğlence.
âheng -i esvât ses uyumu.
âhengdâr : uyumlu.
âhenger : demirci.
âhenggüzâr : uyumlu, ahenkli.
âhenîn : 1.demirden. 2.demir gibi.
âhenîndil : 1 .katı yürekli. 2.yiğit.
âhenk : ahenk, uyum.
âhenkdâr : uyumlu, ahenkli.
âhenkeş : miknatıs.
âhenrüba : miknatıs.
âhensâ(y) : törpü.
âher : başka, diğer.
âheste : yavaş, usul, ağır.
âhestegî : yavaşlık.
ahfâ : en gizli.
ahfâd : torunlar.
ahger : kor ateş.
ahibbâ : dostlar, sevilenler; sevgililer.
ahid : söz, yemin.
ahidşiken : sözünden dönen, antlaşmayı bozan.
âhîhte : kınından çıkmış, sıyrılmış.
ahîr : son, en son.
âhir -i kâr 1. .sonunda. 2.sonuç.
âhirbîn : ileri görüşlü.
âhire : son.
ahîren : geçenlerde, son zamanlarda, son olarak.
âhiret : öbür dünya.
âhiretlik : 1.ahiret kardeşi. 2.evlat edinilen öksüz.
âhirin : 1.sonuncu. 2.sonrakiler.
âhirkâr : sonunda, nihayet.
âhirülemr : sonunda, işin sonunda.
âhiz : alan.
ahize : alıcı gereç.
ahkâm : hükümler.
ahlâf : halefler.
ahlâk : huy, ahlak.
ahlâk -ı amelî uygulamadaki ahlak anlayışı.
ahlâk -ı hasene iyi huy.
ahlâk -ı nazarî teorideki ahlak anlayışı.
ahlâk -ı zemîme kötü huy.
ahlâken : ahlakça.
ahlâkiyat : ahlak bilgisi.
ahlâkiyûn : ahlakçılar.
ahlâm : 1.karmakarışık rüyalar. 2.düşazmalar.
ahlât : salgılar.
ahlât -ı erba’a dört özsuyu kan, salya, safra, dalak.
ahmak : budala, aptal, ahmak.
ahmakâne : ahmakça.
ahmakî : ahmaklık.
ahmer : kırmızı, kızıl.
ahrâm : 1.kutsal yerler. 2.haremler. 3.hanımlar, eşler.
ahrâr : özgürler.
ahrârâne : özgürce.
ahrâs : koruyucular, muhafızlar.
ahret : öbür dünya, ahiret.
ahretlik : 1.ahiret kardeşi. 2.evlat edinilen öksüz.
ahsâs : duygular.
ahsen : en güzel.
ahşâ’ : 1.iç organlar, 2.bölgeler, yöreler.
ahşâb :>T.) 1.ahşap. 2.keresteler.
ahşâm : maiyet.
ahtâb : odunlar.
ahtâr : tehlikeler.
âhte : 1.iğdiş edilmiş. 2.kınından çıkarılmış.
ahter : yıldız.
ahter -i dünbâledâr kuyruklu yıldız.
ahterbîn : astrolog, yıldızbilimci.
ahterşinâs : yıldızbilimci.
ahterşümâr : 1. .yıldızbilimci. 2.geceleri uyuyamayan.
ahu : kardeş.
âhû : ceylan, karaca.
âhûbere : ceylan yavrusu.
âhûdil : ödlek, korkak.
âhund : molla, hoca.
âhûnigah : ceylan bakışlı.
âhur : ahır.
âhuvân : ceylanlar.
âhûvâne : ceylan gibi.
âhüvâh: . feryat, sızlanma, hayıflanma.
âhüvâveylâ : . feryat, âh çekme, figan etme.
âhüzâr : . âh çekip inleme.
ahvâl : haller, durumlar.
ahvâl -i âdiye olağan haller.
ahvâl -i sıhhiye sağlık durumu
ahvef : en korkunç.
ahvel : şaşı.
ahyâ : diriler.
ahyâl : yılkılar.
ahyânen : arasıra, kimi zaman.
ahyâr : iyiler.
ahyât : iplikler.
ahz : alma.
ahz ü kabul etmek alıp kabul etmek.
ahzâb : 1.kütleler. 2.partiler. 3.Ahzâb sûresi.
ahzân : hüzünler.
ahzar : yeşil.
ahzen : çok hüzünlü.
ahzetmek almak.
ahzüi’tâ : alış veriş.
ahzükabz : alıp sahip çıkma.
âid : 1.ait, ilişkin. 2.geri dönen.
âidât : gelirler, aidat.
âide : kâr, kazanç, gelir.
âika : engel.
âile : 1.aile. 2.eş, karı.
ailevî : aile ile ilgili.
âjeng : buruşuk, cilt kırışığı.
âk : serkeş.
akab : 1.arka, art. 2.topuk, ökçe.
akabât : 1.yokuşlar. 2.tehlikeli anlar.
akabe : 1.geçilmesi güç geçit. 2.yokuş.
akabinde : ardından.
akâid : inançlar, akideler.
akâmet : 1.verimsizlik, durgunlaştırma, aksatma. 2.kısırlık.
akar : kazanç sağlayan mülk.
akarât : kazanç sağlayan mülkler, akarlar.
akbeh : çok çirkin.
akd : 1.düğümleme, bağlama. 2.nikah. 3.kararlaştırma. 4.kurma.
akdâh : kadehler.
akdâm : ayaklar.
akdedilmek yapılmak, uygulanmak, icra edilmek.
akdem : önce, önceki.
akdes : en kutsal.
akdetmek/ eylemek yapmak, uygulamak, icra etmek, imzalamak, antlaşma
akıbet : son.
âkıbetbîn :sonu gören, ileri görüşlü.
âkıbetendîş :sonunu düşünen.
âkıbetülemr : sonunda.
âkıl : akıllı, akıl sahibi.
akıl : akıl.
âkılâne : akıllıca.
âkıle : akıllı kadın.
âkır : 1.kısır. 2.verimsiz.
âkid : akit yapan.
akîde : inanç, akide.
akîdefurûş :inanç tüccarı.
akîk : akik taşı.
âkil : yiyen.
akîm : 1.kısır. 2.sonuçsuz.
akim kalmak gerçekleşememek, sonuçsuz kalmak.
akis : yansıma, aksetme, akis.
akl : akıl.
akl -ı bâliğ ergin.
akl -ı evvel Tanrı.
akl -ı küll 1 . .doğadaki genel uyum. 2.Cebrail.
akl -ı mücerred soyut akıl.
akl -ı selim sağduyu.
aklâm : 1.kalemler. 2.yazı gereçleri. 3.devlet daireleri.
aklen : akılca.
aklıselim : sağduyu.
aklî : akılca, akıl bakımından, rasyonel.
akliyye : akılcılık, rasyonalizm.
akliyyûn : akılcılar, rasyonalistler.
akm : kısırlık.
akmâr : aylar.
akmişe : kumaşlar.
akrabâ : akraba, yakınlar.
akran : yaşıtlar.
akreb : 1.akrep. 2.saat ibresi.
akreb : en yakın.
akrebek : saati gösteren ibre.
aks : yansıma, akis.
aks -i müddeâ çatışkı.
aks -i sedâ yankı.
aksâ : uzak, en son.
aksâ -yı emel ülkü, ideal.
aksâ -yı şark Uzakdoğu.
aksâm : kısımlar, bölümler.
aksâm -ı sâire diğer kısımlar, öbür bölümler.
akser : en kısa.
aksetmek yansımak, vurmak.
aksî : 1.inatçı. 2.ters, zıt. 3.huysuz.
aksülamel : tepki, reaksiyon.
aktâ’ : 1.kesmeler. 2.beylik araziler.
aktâb : 1.kutuplar. 2.azizler. 3.efendiler.
aktâr : taraflar, yöreler.
aktâr-ı cihân dünyanın her tarafı.
akûr : azgın, kudurmuş, saldırgan.
akûrâne : kudurmuşçasına.
akvâl : sözler.
akvâm : kavimler.
akviyâ : kuvvetliler.
âl : 1 .aile. 2.sülale. 3.evlat.
âl : yüce, yüksek.
alâ : yücelik, şeref.
alâ : üst, üstü, üzeri.
alâeyyihâl : her nasıl olsa.
âlâf : binler.
alâhide : tek başına, başlı başına.
alâik : alakalar, ilgiler.
alâim : işaretler, alametler.
alâim-i semâ gökkuşağı.
alak : 1.kan pıhtısı. 2.sülük.
alâka : ilgi, alaka.
alâkabahş :ilgilendiren, ilgili.
alâkadar :ilgili, alakalı.
alâkadar etmek ilgilendirmek.
alâkadar olmak ilgilenmek.
alakadârân :ilgililer.
alâkadrilimkân : . olabildiğince.
âlâm : elemler, acılar.
alâmât : işaretler, alametler.
alâmet : işaret, iz, alamet, belirti. 2.çok iri.
âlât : aletler.
alâvechi : üzere.
alâvefk : uygun olarak.
âlâyiş : 1.bulaşma. 2.gösteriş.
aleddevam : sürekli.
alef : 1.ot. 2.hayvan yemi.
aleka : 1.kan pıhtısı. 2.balçık.
alelacele : çarçabuk.
alelâde : sıradan, bayağı.
alelamyâ : körükörüne.
alelekser : çok defa.
alelhusûs : özellikle.
alelıtlâk : 1. .genellikle. 2.rastgele.
alelicmâl : . topluca.
alelinfirâd : birer birer.
alelistimrâr : . sürekli, aralıksız.
aleliştirâk : ortaklaşa.
alelkifâye : . yeterince.
alelumûm : genellikle, genelde, genel olarak.
alem : 1.sancak. 2.alem. 3.nişan, alamet.
âlem : dünya; evren.
âlemârâ :dünyayı süsleyen.
alemdâr : sancaktar.
âlemefrûz :dünyayı parlatan.
âlemgîr : 1 .dünyayı fetheden. 2.dünyaya yayılan.
âlemiyân : insanlar.
âlemşümûl : dünyayı kaplayan.
âlemtâb : dünyayı aydınlatan.
alenen : açıkça.
alenî : açık, aşikâr.
âlet : 1.araç, alet. 2.aygıt.
alettafsîl : . ayrıntılı olarak.
alettevâlî : . peşpeşe.
aleyh : karşı, karşıt; üzerine.
aleyhdar :karşıt, zıt.
aleyhisselâm : selam onun üzerine olsun.
âlî : yüce; yüksek.
âlîcâh :yüksek dereceli.
âlîcenâb : 1 .cömert. 2.haysiyetli.
âlihe : ilahlar.
âlîhimmet : yüce himmetli.
âlîkadr : saygıdeğer.
alîl : 1.hasta, hastalıklı, illetli. 2.sakat.
âlim : bilgin.
alîm : çok bilen.
âlîmakâm : yüksek makamlı.
âlînazar : yüksek görüşlü.
âlîşan : şanı yüce.
âliye : yüce, yüksek.
aliyyülâlâ : en iyisi.
Allâh : Tanrı, Allah.
allâme : büyük bilgin.
âlû : erik.
âlûbâlu : vişne.
âlûd : bulanmış, bulaşmış.
âlûde : bulanmış, bulaşmış.
âlûdedâmen : iffetsiz.
âlûdegî : bulaşma, bulaşıklık.
âlüfte : 1.iffetsiz, fahişe. 2.alışık.
âmâc : 1.hedef. 2.nişan tahtası.
âmâcgâh : nişan alınan yer.
âmâde : hazır.
âmâdegî : hazırlık.
a'mâl : davranışlar, ameller.
âmâl : emeller.
âmâl : emeller.
âmâr : 1.sayım. 2.hesap.
amd : kasıt.
amden : kasıtlı olarak.
âmed : gelme, geliş.
âmedşüd : geliş gidiş.
âmedüreft : geliş gidiş.
âmedüşüd : geliş gidiş.
amel : 1.iş. 2.ishal.
amele : işçi.
amelen : bilfiil, işleyerek.
amelî : pratik, uygulamalı.
ameliyât : 1 .işlemler, uygulamalar. 2.ameliyat.
ameliye: işlem, uygulama.
âmennâ : diyecek bir şey yok, inandık.
âmîhte : karışık, karışmış.
amîk : derin.
âmil : 1.yapan, işleyen. 2.faktör, etken. 3.vergi memuru. 4.vali.
amîm : yaygın.
âmîn : amin.
âminen : emin olarak.
âmir : emreden.
âmirâne : emredercesine.
âmiyâne : bayağı, avamca.
amm : amca.
âmm : genel, yaygın.
âmm : yıl.
ammâ : ama.
ammâba’d : ( maksada gelince.
amme : hala.
amûd : direk.
amûden : dikine.
amûdî : dikey.
âmurziş : 1.bağışlama, affetme.
âmûz : 1.öğrenen. 2.öğreten.
âmûzgâr : öğretmen.
âmürzgâr : bağışlayıcı, Tanrı.
âmürziş : bağışlama.
ân : an.
an : –den, -dan.
ân : 1 .çoğul eki -ler, -lar. 2.zarf yapan ek -erek, -arak.
ân : alım, cazibe, hava.
an’anât : gelenekler.
an’ane : gelenek.
an’anevî : geleneksel.
ânân : onlar.
anâsır : unsurlar, elemanlar.
anâsır-ı erba’a dört unsur ateş, hava, su, toprak.
ânât : anlar.
anbean : her an, gittikçe.
anber : amber.
anberbû : amber kokulu.
andelîb : bülbül.
âne : gibi anlamını verecek şekilde sıfat ve zarf yapan son ek.
anh : ondan.
anhâ : ondan.
anhâ : onlar.
ânî : 1.bir an. 2.derhal.
ânifen : 1.az önce, demin. 2.yukarıda.
âniyen : bir anda, der hal, o anda.
ankâ : zümrütüanka,
ankarîb : yakında, yakından, çok geçmeden.
ankasdin : kasıtlı olarak, bile bile.
ankebût : örümcek.
ansamîmilkalb : içtenlikle, canügönülden.
anûd : inatçı.
âr : utanma, ar.
ar’ar : 1.anırma. 2.dikenli ardıç.
ârâ : süsleyen.
ârâ’ : oylar.
arâ’is : gelinler.
arab : arap
arabî : arapça.
arak : 1.ter. 2.rakı.
arakçîn : takke kavuk altı takkesi.
arakdâr : terli.
arakıyye : derviş külahı.
ârâm : 1.dinlenme. 2.yerleşme.
ârâm etmek yerleşmek
ârâmbahş : dinlendiren, huzur veren.
ârâmgâh : 1 .dinlenme yeri. 2.mezar.
ârâmiş : 1.dinlenme. 2.huzur.
ârâste : süslenmiş, süslü.
ârâyiş : 1.süs. 2.süslenme.
araz : 1.işaret, belirti. 2.tesadüf.
arâzî : yerler, arazi.
arbede : kavga.
arbedecû : kavgacı.
ard : un.
ardbîz : elek.
arefe : arife, bayramdan önceki gün.
ârız : 1.yanak. 2.gelen. 3.engel.
ârızî : geçici.
ârî : 1.çıplak. 2.uzak, uzakta, soyutlanmış.
ârî : evet.
ârif : bilen, arif, irfan sahibi.
âriyyet : ödünç.
arîz : geniş, genişlemesine.
arkadaşı. 2.güzel hikaye anlatan.
arman : 1.özlem. sıkıntı.
arsa : yer, meydan.
arş : 1.gök. 2.taht. 3.çardak.
arşa : güverte.
arûs : gelin.
arz : 1.genişlik, en. 2.enlem.
arz : 1.yer. 2.dünya, yeryüzü.
arz : sunma, arzetme.
arzan : enine, genişliğine.
arzıhâl : dilekçe.
ârzû : istek, heves.
asâ : 1.değnek, sopa. 2.derviş değneği.
âsâ : gibi.
asab : sinir.
asabî : sinirli.
asabiyülmizac : asabî mizaçlı.
asabiyyet : sinirlilik.
âsaf : 1.vezir. Hz. Süleyman’ın veziri.
asâkir : askerler.
asalet : asillik.
asamm : sağır.
âsân : kolay.
âsâr : 1.izler. 2.eserler.
âsâyiş : 1.huzur. 2.güvenlik.
âsâyiş berkemâl her yerde huzur hakim.
asdika : gerçek dostlar.
asel : bal.
ases : gece bekçisi.
asfer : 1.sarı. 2.soluk benizli.
asgar : en küçük.
asgarî : en az.
ashâb : 1.dostlar, arkadaşlar. 2.sahipler.
âsım : 1.günahtan sakınan. 2.iffetli.
asır ba’de asır : . asırlarca, yüzyıllarca.
âsî : 1.isyancı. 2.günahkâr.
âsîb : felaket, bela, zarar.
asîl : 1.sağlam. 2.soylu.
asîlzâde : soylu çocuğu, asilzade.
asîr : özsuyu, usare.
âsitan : eşik.
âsiyâ : değirmen.
âsiyâb : değirmen.
asker : asker, er.
asl : 1.asıl. 2.kök. 3.gerçek.
asla : hiçbir zaman.
aslî : asıl.
aslünesl :soy sop.
âsmân : gök, gökyüzü.
âsmânî : 1 .gökyüzüne ait. 2.melek. 3.açık mavi.
asnâm : 1.putlar. 2.dilberler.
asr : 1.yüzyıl. 2.ikindi vakti.
asrî : modern.
âstân : 1.eşik. 2.tekke.
âstâne : 1 .eşik. 2.başkent. 3.tekke. 4.İstanbul.
âster : astar.
âstîn : yen.
âsûde : rahat, huzurlu.
âsûdegî : huzur.
âsûdehâtır : gönlü rahat, huzurlu.
âsüman : gökyüzü.
âş : 1 .yemek. 2.aşûre.
âşâm : içen.
aşer : on.
aşere : onlar.
aşhâne : mutfak.
âşık : aşık.
âşıkân : aşıklar.
âşifte : 1.perişan. 2.iffetsiz kadın.
âşikâr : açık, belli, aşikâr.
âşikâr etmek ortaya çıkarmak, belli etmek.
âşikâr olmak ortaya çıkmak, belli olmak.
âşikâre : açık, belli.
âşina : 1.tanıdık, bildik. 2.bilen.
aşîr : onda bir.
âşir : onuncu.
âşiren : onuncusu.
âşiyân : 1.yuva. 2.ev.
aşk : . aşk.
âşkâr : 1.açık, belli, aşikâr.
âşkârâ : açık, belli, aşikâr.
âşnâ : tanıdık, dost, aşina.
âşnâyân : tanıdıklar, dostlar.
âşnâyî : 1 .dostluk. 2.bilme, haberdarlık.
âşpez : aşçı.
aşre : on.
âşûb : 1.kargaşa. 2.karıştırıcı.
âşûbengîz : kargaşa çıkaran.
âşûrâ : aşûre.
âşüfte : 1.iffetsiz kadın. 2.perişan.
âşüftedil : gönlü perişan.
ât : çoğul eki -ler, -lar.
at’ime : taamlar, yiyecekler.
atâ : bağış, ihsan, bahşiş.
atâbahş :bahşiş veren, ihsanda bulunan.
atâlet : 1.durgunluk. 2.tembellik.
ataş : susuzluk.
atâyâ : bağışlar, ihsanlar, bahşişler.
atebât : 1.eşikler. 2.şiîlerin ziyaret yerleri Necef, Kerbela, Kâzımiye.
atebe : eşik.
ateh : bunama.
ateh getirmek bunamak.
âteş : ateş.
âteşbâr : ateş yağdıran.
âteşbâz : fişekçi.
âteşdân : 1 .mangal. 2.ocak.
âteşdem : acı sözlü.
âteşefrûz : ateş yakan.
âteşfâm : 1. .ateş rengi. 2.kırmızı.
âteşfeşân : ateş saçan.
âteşgâh : ateşkede, ateşperest tapınağı.
âteşgede : ateşkede, ateşperest tapınağı.
âteşgîre : 1 . .maşa. 2.çıra.
âteşgûn : ateş rengi, kırmızı.
âteşî : 1.ateşli. 2.öfkeli, kızgın. 3.acı, dokunaklı. 4.cehennemlik.
âteşîn : 1.ateşli. 2.hararetli.
âteşkâr : külhancı, ateşçi.
âteşmizâc : sert mizaçlı.
âteşpâre : kıvılcım.
âteşperest : ateşe tapan, ateşperest.
atf : 1.eğme. 2.bağlaç. 3.çevirme,yöneltme.
atfen : atıfta bulunarak,
atfetmek yöneltmek, vermek.
âtıf : 1.şefkatli. 2.meyleden. 3.bağlayan.
âtıfet : şefkat gösterme.
âtıfetkâr :-F) şefkat gösteren, gözeten.
âtıl : 1.yararsız. 2.tembel.
âtî : 1.gelecek.
âtîdeki : ilerideki, aşağıdaki, gelecek olan.
atîk : 1.eski, antik. 2.asil. 3.özgür.
atîka : 1.eski, antik. 2.asil. 3.özgür.
atîkiyyât : arkeoloji.
âtiye : gelecek.
âtiyen : 1.gelecekte. 2.aşağıda görüleceği gibi.
âtiyülbeyân : aşağıda açıklanacak olan.
âtiyüzzikr : aşağıda zikredilecek olan.
atiyyât : bağışlar, ihsanlar.
atiyye-i seniyye padişah tarafından verilen hediye.
atlas : 1.atlas kumaş. 2.büyük harita, dünya haritası.
atnâb : 1.ipler. 2.çadır ipleri. 3.ağaç kökleri.
ats : hapşırma, aksırma.
atse : hapşırık, aksırık.
atş : susuzluk.
atşân : susuz, susamış.
attar : attar, baharatçı.
attârî : 1.attarlık. 2.attar dükkanı.
atûfet : şefkat.
avâid : gelirler.
avâkıb : 1.sonuçlar. 2.sonlar.
avâlim : âlemler, dünyalar.
avâm : halk tabakası.
avâmil : 1.etkenler, faktörler.
avâmpesend : halkın beğendiği.
avân : zaman.
âvâre : aylak.
âvâreser : aylak.
avârız : 1.belalar. 2.engeller. 3.geçici vergi.
avârif : bilginler, arifler.
âvâz : ses.
âvâze : 1.bağırma. 2.ün.
avdet : geri dönüş.
avdet etmek dönmek.
avene : yardakçılar, avene.
âvîze : asılı.
avn : yardım.
avrât : kadınlar.
avret : kadın.
âyâ : acaba.
ayân : açık, belli, aşikâr.
ayâr : ayar.
âyât : ayetler.
ayb : ayıp.
âyet : 1.ayet. 2.işaret.
âyîn : 1.tören. 2.ayin. 3.din.
âyine : ayna.
âyînhân : ayin okuyan.
ayn : 1.göz. 2.tıpkı. 3.ayın harfi.
aynen : tıpkı, aynen, olduğu gibi.
ayniyye : 1.taşınabilir değerli eşya. 2.göz hastalıkları bölümü.
ayniyyet : aynılık.
aynülyakîn : kesin, kesin bilgi.
ayş : yaşama, keyif alma, gününü gün etme.
ayyâr : 1.kurnaz. 2.düzenbaz.
ayyârî : 1.kurnazlık. 2.düzenbazlık.
azâb : azap.
azab : bekar.
azâbengiz :azap veren.
âzâd : özgür.
âzâde : özgür.
âzâdî : özgürlük.
azamet : 1.büyüklük, ululuk. 2.çalım.
âzâr : 1.incitme. 2.inciten.
azdâd : zıtlar, karşıtlar.
âzer : 1.ateş. 2.Âzer ayı.
âzerâsâ : 1 .ateş gibi. 2.ateş rengi.
azil : görevden alma.
azîm : büyük.
âzim : kararlı.
azîmet : gitme, yola çıkma.
azimet etmek gitmek.
aziz : değerli, saygın.
azîzan : değerliler.
azîze : 1.sevgili. 2.saygın.
azl : görevden alma.
azm : 1.azim. 2.niyet.
azm : kemik.
âzmâyiş : deneme, sınama.
âzmend : hırslı.
azrâ : bâkire.
azrâil : Azrail.
azrar : zararlar.
azulât : adaleler.
âzürde : incinmiş, gücenmiş.

Bulmaca Sözlüğü – Z / nedir, ne demek, anlamı, eşanlamlısı

Z.Faik İZER,Ergin İNAN,Sami Yetik,    Bir Ressamımız
ZA    Japonya’da 1100 yıllarında ortaya çıkan tüccar Loncalarına verilen ad
ZAAF    İrade zayıflığı
ZAAF    İştenç zayıflığı
ZABT    Sıkı tutmak
ZAC    Kara boya
ZAÇ    Kükürtle demir birleşimlerinden biri
ZADEGAN    Aristokrasi
ZADEGAN    Soylular, aristokrasi
ZAFERE    Göze inen perde
ZAGON    Kanun, nizam
ZAĞ    Bilenmiş kesici bir aracın yüzünde kalan ve bileyi taşıyla giderilen metal çapağı, kıl ağı
ZAĞ    Kılağı
ZAĞANOS-BALABAN-TARLAN    Bir cins doğan
ZAĞAR-SETER-TERİYE    Bir av köpeği cinsi
ZAHİR    Dış yüz, görünüş
ZAHİRE    Gerektiği zaman kullanılmak için saklanan tahıl
ZAHİT    Dinin emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınan (daha&helliip;)

Neye, Kime Denir? Kimdir? Adresi Neresi? © 2018 Real Time Web Analytics